6 Şubat’ın üçüncü yılı: Gazeteciler depremi duyuramadı çünkü 33’ü enkaz altında kaldı

6 Şubat’ın üçüncü yılı: Gazeteciler depremi duyuramadı çünkü 33’ü enkaz altında kaldı

 

 

Rabia Çetin

6 Şubat 2023’te meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerde 50 bini aşkın insan hayatını kaybetti. Enkaz altında kalanlardan bazıları ise kamuoyunun gerçeğe ulaşması için çalışan gazetecilerdi. Depremlerde 33 gazeteci ve medya çalışanı yaşamını yitirdi. Kahramanmaraş’ta hayatını kaybeden gazeteci Fatih Nalbant’ın ise cesedine ulaşılamadı. Bu kayıplar, yalnızca bireysel hayatları değil, yerel haberciliğin tanıklığını da enkaz altında bıraktı. Bu büyük kaybın somutlaştığı kentlerden biri Adıyaman oldu. Depremde kentte 13 gazeteci hayatını kaybetti. Onlardan biri de Adıyaman Ses Haber’in imtiyaz sahibi Burak Alkuş’tu. Bu haber, Burak Alkuş’un ağabeyi Mustafa Alkuş ile yapılan röportaj üzerinden, 6 Şubat’ta yaşamını yitiren basın emekçilerinin geride bıraktığı boşluğu ve geriye kalanların hafıza, adalet ve gazetecilik mücadelesini anlatıyor.

Adıyaman’da hayatını kaybeden 13 gazeteciden biri, Adıyaman Ses Haber’in imtiyaz sahibi Burak Alkuş oldu.

 Gazeteciliğe çocuk yaşta başlayan Alkuş, yıllar boyunca kentin gündemini takip etti; son olarak kurucusu olduğu haber sitesinde evden çalışarak habercilik yapıyordu.

Evli ve bir çocuk babası olan Alkuş, depremden kısa süre önce ikinci çocuğunu bekliyordu. 6 Şubat gecesi, Adıyaman merkez Karapınar Mahallesi’ndeki altı katlı apartmanda eşi ve oğluyla birlikte enkaz altında kaldı. Binanın ilk üç katı tamamen çöktü. Ailenin cenazesi, depremin dördüncü gününde birbirlerine sarılmış halde çıkarıldı.

Depremin ardından yaşanan yıkım ve arama-kurtarma sürecindeki yetersizlikler, aile için geri dönülmez bir travmaya dönüştü. Enkazdan günler boyunca sesler gelmesine rağmen müdahale sınırlı kaldı; ikinci depremin ardından yıkım daha da ağırlaştı. Defin süreci ise ayrı bir karmaşaya dönüştü. Mustafa Alkuş, cenazelerin çıkarılması ve defin sürecini şöyle anlatıyor:

“Üçüncü gün akşamına doğru bazı cenazeler çıkarıldı. Beşinci gün defin yapıldı. Mezarlıkta yer yoktu. Ayrı bir alan belirlendi. Aile mezarlığımız yoktu. Herkes ne yapacağını bilemez haldeydi.”

“Sesimizi duyuramadık çünkü gazeteciler öldü”

Depremin gerçek boyutunu ise çok geç fark ettiklerini söylüyor:
“Adıyaman’da çok büyük bir yıkım yaşandığını valiliğe yardım istemeye giderken fark ettik. Birkaç bina sanıyorduk, oysa tüm Adıyaman yıkılmıştı. Yardımlar, arama kurtarma ekipleri çok geç geldi. Sesimizi duyuramadık; çünkü kardeşim dahil bunu duyuracak gazeteciler de ölmüştü.”

Burak Alkuş’tan geriye kalan Adıyaman Ses Haber, depremden yaklaşık bir ay sonra ağabeyi tarafından gönüllü olarak yeniden yayımlanmaya başladı. Özel bir firmada büro personeli olarak çalışan Mustafa Alkuş, mesai saatleri dışında sitenin yayın akışını sürdürüyor. Bu kararı bir yayıncılık tercihi değil, bir sorumluluk olarak tanımlıyor:

“Başta devam etmeyi düşünmüyordum. Sonra bunun bir emanet olduğunu hissettim. Şifrelerini biliyordum, telefonuna ulaşabildim. Sosyal medya hesaplarını da aynı şekilde sürdürdüm. Sahada çalışan gazeteci arkadaşlar içerik ve görsel desteği veriyor. Tek başıma bir ajans değilim ama kardeşimin bıraktığı emanete sahip çıkmaya çalışıyorum.”

Burak Alkuş’un kentte tanınan ve sevilen bir gazeteci olduğunu vurgulayan ağabeyi, sözlerini şu cümleyle tamamlıyor: “Kentin sorunlarını yazardı. Depremde Burak gibi çok sayıda gazeteci hayatını kaybetti. Geriye eksik kalan hikâyeler ve yarım bırakılan haberler kaldı.”

6 Şubat depremlerinde Adıyaman’da 12 gazeteci daha yaşamını yitirdi. Burak Alkuş’un hikâyesi, depremde hayatını kaybeden 33 gazeteci ve medya çalışanının ardında kalan sessizliğin yalnızca bir parçası.

Depremden sonra gazetecilik: Enkaz üzerinde bir meslek

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından depremlerin birinci yılında yayımlanan rapora göre, 6 Şubat 2023 depremlerinde 32 gazeteci ve medya çalışanı hayatını kaybetti. Hayatta kalan gazeteciler ise yıkılmış kentlerde, ağır güvencesizlik koşulları altında mesleklerini sürdürmek zorunda kaldı.

Raporda, çok sayıda basın kuruluşunun binasının yıkıldığı ya da kullanılamaz hale geldiği, gazetecilerin konteynerlerde veya evlerinden çalıştığı belirtildi. Kâğıt, baskı ve dağıtım maliyetlerindeki artış nedeniyle gazete dağıtımı birçok ilde aksadı. Resmî ilan ve reklam gelirlerinin azalması ya da baskı aracı olarak kullanılması, yerel medyanın sürdürülebilirliğini ciddi biçimde zayıflattı.

Güvencesizlik derinleşti, bağımsız habercilik felç oldu

Rapora göre sigortalı gazeteci sayısı hızla düşerken, çalışanların önemli bir bölümü sigortasız ve asgari ücretin altında çalıştırıldı. Kamu kurumlarının basın toplantılarından kaçınması, haberlerin hazır bültenlerle servis edilmesi ve eleştirel yayınlara yönelik engellemeler, deprem bölgesinde bağımsız gazeteciliği fiilen felç etti.

Kahramanmaraş’ta gazetecinin cenazesine ulaşılamadı

Depremin merkez üssü Kahramanmaraş’ta bir gazeteci hayatını kaybetti; cenazesine ulaşılamadı. Kentte çok sayıda gazetecinin işyeri yıkıldı. Bölgedeki basın emekçileri, mesleği barınma, güvenlik ve gelir güvencesi olmadan sürdürmeye çalıştı.

İsim İsim Kayıp: 6 Şubat’ta Hayatını Kaybeden Gazeteciler

Depremde yaşamını yitiren gazetecilerin isimlerini ve kentlerini gazeteci Faruk Bildirici, 13 Şubat 2023’te kamuoyuyla paylaştı. Depremde hayatını kaybeden 32 gazeteci ve medya çalışanı şunlar:

  • Ayşe Figen Arlı (İskenderun Ses – Hatay)
  • Aziz Çevlik (Manşet – Kahramanmaraş)
  • Burak Alkuş (Adıyaman Ses – Adıyaman)
  • Burak Milli (AA – Hatay)
  • Gökhan Aklan (İHA – Hatay)
  • Hidayet Özdemir (Gazeteci-Yazar – Adıyaman)
  • İskender Korkut (Mercan TV – Adıyaman)
  • İzzet Nazlı (DHA – Hatay)
  • Kemal Öner (Adıyaman Telgraf – Adıyaman)
  • Meltem Özgen (TV Sunucusu – Adana)
  • Muhammed Akan (Adıyaman Haber – Adıyaman)
  • Mustafa Yüzbaşıoğlu (Bugün – Kahramanmaraş)
  • Neşet Alkan (Haber Ekspres – Hatay)
  • Ruhi Akan (Jet Haber – Adıyaman)
  • Yunus Emre Doğan (Mercan TV – Adıyaman)
  • Zübeyir Pektaş (Halkın Sesi – Adıyaman)
  • Fatih Bayın (Radyo Tek – Adıyaman)
  • Fatih Nalbantbaşı (Maraş Medya Merkezi – Kahramanmaraş)
  • Erhan Yılmaz (23 Temmuz – Hatay)
  • Hasan Seid Okay (Antakya Gazeteciler Cemiyeti üyesi, eski gazeteci – Hatay)
  • Mehmet Tekin (Antakya Gazeteciler Cemiyeti kurucu üyesi, yazar – Hatay)
  • Haluk Arlı (Eski gazeteci – Hatay)
  • İsmail Hakkı Koçak (Mercan TV – Adıyaman)
  • Yaşar Hamurcu (Emekli gazeteci – Adıyaman)
  • Mehmet Ünsal (Güne Bakış, mizanpaj – Adıyaman)
  • Aynur Göksu (Güne Bakış, editör – Adıyaman)
  • Zafer İnli (Hatay Söz – Hatay)
  • Ayhan Gümüşsoy (Haykırış Gazetesi / Beyzade FM-TV – Hatay)
  • Rafi Sümbültepe (Arsuz Gazeteciler Cemiyeti Başkanı – Hatay)
  • İsmail Karaoğlan (Antakya Gazetesi, yazar – Hatay)
  • İ. Barış Can Tabakçı (Anadolu Haber Ajansı – Adıyaman)
  • Fatma Erdoğan (Nurdağı Gazetesi, grafiker – Gaziantep)

Bu liste, yalnızca depremde yaşamını yitiren gazetecilerin kaydı değil; haber alma hakkının, yerel tanıklığın ve kamuoyunun hafızasının nasıl enkaz altında kaldığının belgesi. 6 Şubat’ta gazeteciler yalnızca hayatlarını değil, gerçeği duyurma imkânını da kaybetti. Geride kalanlar ise yıkılmış kentlerde, güvencesiz koşullarda ve baskı altında mesleklerini sürdürmeye çalışıyor. Enkazdan çıkarılamayan yalnızca cenazeler değil; hesabı sorulmayan bir çöküşün tanıklığı da hâlâ toprağın altında.

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.