- Eylül ayında 67 kişi yargılandı: Duruşmalarda salon, güvenlik ve erişim sorunları öne çıktı
- Eylül 2026'da izlenen 21 duruşmada 67 kişi yargılandı.
- Duruşmaların yaklaşık yarısında gecikme yaşanırken, bazı davalarda küçük ve yetersiz salonlar, yoğun güvenlik önlemleri ve gözlemcilerin duruşmalara erişiminin engellenmesi adil yargılanma hakkı açısından sorun oluşturdu.
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği'nin (MLSA) duruşma izleme çalışmaları kapsamında Eylül 2026'da 21 duruşma takip edildi. Bu duruşmalarda toplam 67 sanık yargılandı. Sanıkların önemli bölümünü gazeteciler oluştururken, ay içinde 37 ODTÜ öğrencisinin yargılandığı dava da görüldü.
Sanıkların ağırlıklı grubunu gazeteciler oluştururken, ay içinde çok sanıklı öğrenci davası da toplam sayıyı önemli ölçüde artırdı.
Sanık profili
-
Gazeteciler: yaklaşık 20 kişi
-
Avukatlar: 2 kişi
-
Öğrenciler: 37 kişi
-
Diğer gruplar: akademisyen, çevirmen, sosyolog, sanatçı ve diğer sanıklar
Duruşmalar İstanbul, Ankara ve Diyarbakır'daki mahkemelerde görüldü. İstanbul'da 13, Ankara'da 4, Diyarbakır'da ise 4 duruşma izlendi.
Duruşmaların yaklaşık yarısı geç başladı
İzlenen 21 duruşmanın en az 10'unda duruşmanın planlanan saatte başlamadığı kaydedildi. Gecikmelerin başlıca nedenleri mahkemelerin iş yükü, heyetin gecikmesi, diğer dosyaların öne alınması ve sanıkların mahkemeye geç getirilmesi oldu.
Deniz Göktaş'ın yargılandığı davada ise sanığın cezaevinden yağışlı hava nedeniyle geç getirilmesi nedeniyle duruşma gecikti.
Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz, Sezin Uçar ile Erol Önderoğlu, Şebnem Korur Fincancı ve Ahmet Nesin'in yargılandığı davalarda da 30 dakika ve üzerindeki gecikmeler kaydedildi.
Geç başlamanın başlıca nedenleri:
-
mahkemenin iş yükü,
-
diğer dosyaların öne alınması,
-
heyetin gecikmesi,
-
sanığın mahkemeye geç getirilmesi.
Duruşmalar arasında aylarca ara verildi
Eylül ayında izlenen duruşmalarda adil yargılanma hakkı açısından öne çıkan sorunlardan biri de celseler arasındaki uzun süreler oldu. Çok sayıda dosyada bir sonraki duruşma için iki, üç hatta dört aydan uzun süre bırakıldı. Özellikle tutuklu sanıkların bulunduğu dosyalarda bu süreler, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılması ve tutukluluğun devamı bakımından önem taşıyor.
Eylül ayında yeni duruşma tarihi verilen 14 dosyanın tamamında bir sonraki celse için en az 62 gün ara verildi. Dosyaların dokuzunda ara üç ayı aşarken, dört dosyada süre 100 günün üzerine çıktı.
En uzun ara, gazeteci Barış Pehlivan'ın “iftira” ve “hakaret” suçlamalarıyla yargılandığı davada verildi. 17 Eylül'deki duruşmanın ardından yeni celse 26 Ocak 2027'ye, yani 131 gün sonrasına bırakıldı.
Gazeteci Özüm Vurgun'un davasında 24 Eylül'den 26 Ocak 2027'ye kadar 124 gün, avukat Sezin Uçar'ın davasında ise 24 Eylül'den 19 Ocak 2027'ye kadar 117 gün ara verildi. Gazeteciler Nurcan Yalçın ve Deniz Yücel'in davalarında da sonraki duruşma için 112 gün beklenecek.
ESP'ye yönelik operasyon kapsamında tutuklanan Pınar Gayıp'ın 14 Eylül'deki ilk duruşması 7 Aralık'a ertelendi. Böylece ilk duruşma ile ikinci duruşma arasında 84 gün bulunuyor.
Avukat Sezin Uçar ise 24 Eylül'deki ilk duruşmasının ardından yaklaşık dört ay daha cezaevinde kalacak. Uçar'ın ikinci duruşması 117 gün sonra, 19 Ocak 2027'de görülecek.
Uzun duruşma araları özellikle tutuklu gazetecilerin dosyalarında dikkat çekti. Yedi aydır tutuklu olan gazeteci Nadiye Gürbüz'ün 15 Eylül'deki ilk duruşmasının ardından da yeni celse 8 Aralık'a bırakıldı. Gürbüz'ün duruşmaları arasında da 84 gün bulunuyor.
Bu dosyalarda mahkemeler erteleme kararlarını ağırlıklı olarak dosyadaki eksikliklerin giderilmesi, belge ve bilgilerin beklenmesi, tanıkların dinlenmesi veya mütalaanın hazırlanması gibi gerekçelere dayandırdı.
Küçük salonlar ve yoğun güvenlik önlemleri
Eylül ayında adil yargılanma hakkı bakımından öne çıkan sorunlardan biri de duruşma salonlarının fiziki koşulları oldu.
Gazeteci Alican Uludağ'ın davasında salonun küçük ve kalabalık olması nedeniyle gözlemcilerin bir kısmı salona alınmadı. Duruşmada ayrıca Uludağ'ın Silivri'deki cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katılması nedeniyle yüz yüzelik ilkesi açısından sorun yaşandığı kaydedildi.
Gazeteci Hakan Tosun'un öldürülmesine ilişkin davada ise salonun küçük ve havasız olduğu, duruşmada tarafların konuşmalarının yeterince duyulmadığı bildirildi. Daha büyük bir salon talep edilmesine rağmen talep kabul edilmedi. Gözlemcilerin duruşmayı takip etmesine yönelik polis müdahalesi yaşandığı, yaklaşık 45 dakika boyunca kalkanlarla itilme ve zor kullanma gibi müdahalelerin gerçekleştiği kaydedildi.
Avukat Sezin Uçar'ın ilk duruşmasında da salonun küçük ve havasız olması nedeniyle ikinci bir salon açıldı. Basın ve izleyicilerin bir bölümü duruşmayı başka salondan SEGBİS aracılığıyla takip etti.
Komedyen Deniz Göktaş'ın duruşmasında da salon kapasitesi yetersiz kaldı. Duruşma, Asliye Ceza Mahkemesi salonundan daha büyük olan Ağır Ceza Mahkemesi salonuna taşınmasına rağmen kalabalık nedeniyle sorun yaşandı.
Gözlemciler bazı davalarda duruşmaya alınmadı
Eylül ayındaki izleme kayıtlarında bazı davalarda gözlemci ve gazetecilerin duruşmaya erişimiyle ilgili sorunlar da yer aldı.
Hakan Tosun davasında gözlemciler ve gazeteciler güvenlik güçlerinin müdahalesine maruz kalırken, Alican Uludağ davasında salonun kapasitesi nedeniyle gözlemcilerin bir kısmı içeri alınmadı.
Deniz Göktaş'ın duruşmasında ise duruşma günü Çağlayan Adliyesi'ne girişlerin kısıtlandığı, davayı izlemek isteyen kalabalığın engellendiği ve gazetecilerin de salona girişte sorun yaşadığı bildirildi.
Eylül ayındaki bazı duruşmalarda salon içinde veya adliye çevresinde yoğun polis ve jandarma varlığı da kaydedildi. Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz, Hakan Tosun, Sezin Uçar ve Deniz Göktaş'ın duruşmalarında güvenlik güçlerinin varlığı gözlem formlarına yansıdı.
Eylül ayında iki dosyada karar çıktı
Eylül ayında izlenen duruşmalar arasında iki dosyada karar verildi.
Gazeteci Timur Soykan, sosyal medya paylaşımları nedeniyle TCK 217/A ve TCK 214 kapsamında yargılandığı davada beraat etti. Mahkeme, savcı değişikliği nedeniyle dosyanın daha önce ertelenmesinin ardından 11 Eylül'deki duruşmada kararını açıkladı.
Komedyen Deniz Göktaş'ın davasında ise kısmi beraat ve mahkumiyet kararı çıktı. Mahkeme, Göktaş'ın “suçu ve suçluyu övme” suçundan beraatine karar verirken, “dini değerleri aşağılama” suçundan 7 ay 15 gün, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan ise 11 ay 20 gün hapis cezası verdi.
Böylece Eylül ayında izlenen dosyalarda bir sanık tamamen beraat ederken, bir sanık hakkında kısmi beraat ve mahkumiyet kararı verildi. Diğer dosyalarda yargılamalar sonraki tarihlere ertelendi.
Örgüt suçlamaları ve gazetecilik faaliyetleri delil olarak dosyalarda
Eylül ayında izlenen davalarda gazetecilere yöneltilen suçlamalar arasında “örgüt üyeliği”, “örgüte yardım”, “örgüt propagandası”, “Cumhurbaşkanına hakaret”, “kamu görevlisine hakaret” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamaları öne çıktı.
Dosyalarda delil olarak ise haber ve haber notları, sosyal medya paylaşımları, gizli tanık beyanları, telefon görüşmeleri, kolluk fezlekeleri, MASAK raporları, para hareketleri, toplantı ve gösterilere katılım, kamera görüntüleri ve yasaklı yayın bulundurma gibi unsurlar yer aldı.
Eylül ayında izlenen davalarda en sık karşılaşılan delil türleri:
-
Haber içerikleri, haber notları ve gazetecilik faaliyetleri
-
Sosyal medya paylaşımları
-
Gizli tanık beyanları
-
Kolluk fezlekeleri
-
Telefon görüşmeleri ve iletişim kayıtları
-
MASAK raporları ve para hareketleri
-
Toplantı, gösteri, yürüyüş ve basın açıklamalarına katılım
-
Kamera/MOBESE görüntüleri
-
Gözaltı tutanakları ve olay yeri kayıtları
-
Yasaklı yayın bulundurma
-
Çalışılan kurum veya üye olunan parti/dernek bilgileri
Özellikle örgüt üyeliği ve örgüte yardım suçlamalarıyla yargılanan gazetecilerin dosyalarında, gazetecilik faaliyetleri ve çalıştıkları kurumlara ilişkin bilgilerin de deliller arasında gösterildiği görüldü.
Eylül ayındaki duruşma izlemeleri, duruşmaların geç başlaması, celseler arasındaki uzun süreler, salonların fiziksel yetersizliği, yoğun güvenlik önlemleri ve gözlemci/basın erişimine yönelik engellerin adil yargılanma hakkı açısından ayın öne çıkan sorunları olduğunu ortaya koydu.

