Rabia Çetin
Gazeteci Timur Soykan, Barış Pehlivan, Şule Aydın ve Murat Ağırel’in Halk TV’de 8 Ekim 2024’te yayımlanan “Kayda Geçsin” programında Türkiye’nin İsrail ile ticaretinin sürdüğü ve İstanbul Havalimanı VIP bölümünde altın kaçakçılığı yapıldığı yönündeki iddiaları gündeme getirdikleri gerekçesiyle yargılandıkları davanın karar duruşması Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Davada Şule Aydın tüm suçlamalardan beraat ederken, Timur Soykan 10 ay, Murat Ağırel 1 yıl 3 ay, Barış Pehlivan da 1 yıl 3 ay hapis cezası aldı.
Gazeteci Timur Soykan ve Murat Ağırel’e “yanıltıcı bilgi alenen yayma”, “gizliliğin ihlali”, “halkın bir kesimin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama”, Barış Pehlivan ve Şule Aydın’a ise “yanıltıcı bilgi alenen yayma”, “gizliliğin ihlali” suçlamaları isnat edildi.
Yaklaşık 2,5 saat gecikmeli başlayan duruşmaya gazeteciler katılmazken avukatları hazır bulundu. Kimlik tespitinin ardından esas hakkındaki görüşü sorulan savcı, gazetecilerin atılı suçtan cezalandırılmasını talep etti.
Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapan Şule Aydın’ın avukatı Gamze Pamuk: “Savcılığın mütalaasına katılmıyoruz. Hukuki dayanaktan yoksun bir mütalaa var. Müvekkilimiz Şule Aydın bu yayının moderatörüdür. Cezai sorumluluk bireyselleştirilemez. Müvekkilimiz yönünden somut fiil ortaya koyulamamıştır. Suçun maddi unsurları gerçekleşmemiştir. Müvekkil suç konusu olayda moderatör olarak görev yapmıştır. Ceza hukukunun sınırları ve ifade özgürlüğü kapsamında görevini yapmıştır.”
Esas hakkındaki mütalaaya ilişkin savunma yapan Şule Aydın’ın avukatı Gamze Pamuk, “Yazılı savunmalarımızı tekrar ederiz, mütalaaya katılmıyoruz. Hukuki dayanaktan yoksun bir mütalaa ile karşı karşıyayız. Müvekkilimiz yönünden somut fiil ortaya koyulamamıştır. Suçun maddi unsurları gerçekleşmemiştir. Müvekkil suç konusu olayda moderatör olarak görev yapmıştır. Ceza hukukunun sınırları ve ifade özgürlüğü kapsamında görevini yapmıştır”
Barış Pehlivan ve Timur Soykan’ın avukatı Buse Şahin de esas hakkındaki mütalaaya karşı şöyle konuştu:
“İddianamede ve mütalaada müvekkillerim açısından hangi suçun hangi eylemden dolayı olduğuna dair net bir bağ yoktur. Olayda ifade özgürlüğü kullanılmıştır. Müvekkillerimiz asılsız bir yere suçlanmaktadır. Müvekkilimiz yayındaki ifadesiyle halkın haber alma hakkına, haber alma özgürlüğüne sahip çıkmıştır. Halkı yanıltıcı bilgiyi yayma ve kamu barışını tehdide yönelik bir ifade yoktur. Müvekkilimiz Timur Soykan, yayında yapılan bir habere yönelik gazeteci Murat Ağırel’e soru sorduğu için cezalandırılmak istenmiştir. Müvekkilimiz gazetecilik faaliyet çerçevesinde yayın yapmıştır. Müvekkilimizin beraatını talep ediyoruz.”
Murat Ağırel’in avukatı Özge Naz Akkaya da esas hakkındaki mütalaaya karşı şunları söyledi:
“Müvekkile isnat edilen 3 suç mevcut. İlki halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak suçu. Bu suçun oluşması için halkı korku ve panik sayikiyle hareket etmesi gerekiyor. Müvekkilimizin dile getirdiği ifadeler, Cumhurbaşkanı’nın İsrail işe ticaret konusundaki açıklamalarına ve TÜİK verilerine, TRT ve AA’nın haberlerine dayanmaktadır. Yani korku ve panik yaratma sayikiyle ifade edilmemiştir. Yani suçun maddi unsuru oluşmamıştır. Diğer suçlama dini değerleri alenen aşağılama suçu. Siyasal İslam kelimesi dini değer değildir. Bunun böyle kabul edilmeyeceğine dair Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin kararı da mevcut. Müvekkilimiz bu söylemi eleştirmiştir. Bir aşağılama mevcut değildir. Üçüncüsü ise gizliliğin ihlali. Kamuya mal olan bir olayda dosyadaki gizlilik kararı ihlal edilmeden halkın haber alma hakkı kapsamında bazı bilgiler paylaşılmıştır. Gizlilik kararının ihlali söz konusu değildir. Her üç suçlama bakımından müvekkilimizin beraatını talep ediyoruz.
Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme, Şule Aydın’ın “gizliliğin ihlali” ve “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlarından beraatine hükmetti.
Mahkeme, Timur Soykan’ın “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “halkın bir kesimin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçlarından beraatine, “gizliliğin ihlali” suçundan ise 10 ay hapis cezası verilmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.
Barış Pehlivan hakkında “gizliliğin ihlali” suçlamasından beraat kararı verilirken, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedildi.
Murat Ağırel hakkında ise “gizliliğin ihlali” ve “halkın bir kesimin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçlarından beraat kararı verilirken, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

