Mart 2026 – MLSA Adil Yargılama İzleme Raporu

Mart 2026 – MLSA Adil Yargılama İzleme Raporu

 

 

  • Bu ay 19 davada en az 130 kişi yargılandı; dosyaların %42’si gazetecilere yönelikti.
  • En yaygın suçlamalar, “Cumhurbaşkanına hakaret”, “kamu görevlisine hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “yanıltıcı bilgiyi yayma” gibi ifade özgürlüğüne yönelen suçlamalar oldu.
  • Duruşmaların %26’sı mahkemelerin iş yükü nedeniyle geç başladı, %37’sinde salon koşulları yetersizdi; savunmaya müdahaleler ve teknik sorunlar yargılamayı etkiledi.
  • Her 10 duruşmanın 4’ünden fazlasında kolluk salondaydı; duruşmaların %47’si ertelendi. Adil yargılanma hakkını zedeleyen uygulamalar duruşma pratiğinde belirginleşti.

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) tarafından Mart 2026’da izlenen 19 davada en az 130 kişi yargılandı. Yargılamaların belirli meslek grupları ve toplumsal aktörler üzerinde yoğunlaştığı görüldü.

Sanık profiline bakıldığında en büyük grubu gazeteciler oluşturdu. İzlenen davaların en az 8’i (%42) doğrudan gazetecilere yönelikti. Bu dosyalarda Zafer Arapkirli, Vedat Örüç, Oğuz Bakır, Furkan Karabay, Engin Deniz İpek, Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak ve Enver Aysever gibi isimler yargılandı. Gazetecileri; avukatlar, siyasetçiler, insan hakları savunucuları, sanatçılar ve öğrenciler izledi.

Mart ayında yargılamaların önemli bir bölümü toplu dosyalarda yoğunlaştı. İzlenen davaların en az 4’ü (%21) 30 ve üzeri sanıklı dosyalardan oluştu. Saraçhane protestosu ve Trans Onur Yürüyüşü davaları bu kapsamda öne çıktı. Bu tablo, yargılamaların bireysel eylemlerden ziyade kolektif faaliyetler üzerinden yürütüldüğünü gösterdi.

Suçlamalar incelendiğinde dosyaların önemli bölümünün ifade ve örgütlenme faaliyetlerine dayandığı görüldü:

  • “Örgüt üyeliği” ve benzeri suçlamalar: en az 6 dava (%32)
  • 2911 sayılı Kanun’a muhalefet: en az 5 dava (%26)
  • İfade suçları: en az 6 dava (%32)

İddianamelerde kullanılan deliller de bu tabloyu destekledi:

  • Toplantı ve gösterilere katılım: en az 7 dava (%37)
  • Haber içerikleri ve sosyal medya paylaşımları: en az 6 dava (%32)
  • Kolluk fezlekeleri ve kamera kayıtları: en az 5 dava (%26)
  • Gizli tanık beyanları: özellikle “örgüt” dosyalarında öne çıktı

Bazı dosyalarda tek başına sosyal medya paylaşımı veya haber takibi yargılama konusu yapıldı. Örneğin Zafer Arapkirli sosyal medya paylaşımı nedeniyle, Oğuz Bakır ise bir paylaşımı nedeniyle yargılandı. Saraçhane protestosunu takip eden gazeteci Engin Deniz İpek, 35 kişiyle birlikte "toplantıya katıldıkları" gerekçesiyle yargılandı.

Müşteki profili de dikkat çekiciydi. Cumhurbaşkanı, savcılar, bakanlıklar ve kamu gücünü temsil eden aktörler davalarda müşteki olarak yer aldı. Bu durum, özellikle ifade suçlarına dayanan yargılamalarda tarafsızlık tartışmalarını beraberinde getirdi.

Mart ayı verileri, ceza yargılamasının kapsamının genişlediğini ve kamusal faaliyetlerin cezai yaptırım tehdidi altında değerlendirildiğini ortaya koydu.

Mahkeme Pratiği: Duruşmada Ne Oldu?

Mart ayında izlenen duruşmalar, adil yargılanma hakkına ilişkin sorunların en belirgin şekilde duruşma pratiğinde ortaya çıktığını gösterdi.

Duruşmalar Geç Başladı

İzlenen duruşmaların en az 5’inde (%26) duruşmalar planlanan saatinde başlamadı. Gecikmelerin tamamına yakını mahkemelerin iş yükü veya heyetin gecikmesiyle açıklandı. Bu durum, yargılamanın düzenli ve planlı yürütülmediğine işaret etti.

Salon Koşulları Yetersizdi

İzlenen duruşmaların en az 7’sinde (%37) salonların küçük, havasız ve işitilebilirlik açısından yetersiz olduğu kaydedildi. Özellikle çok sanıklı dosyalarda bu sorun daha belirgin hale geldi.

Bazı dosyalarda daha büyük salona geçme talepleri reddedildi. Bir duruşmada polis telsiz seslerinin beyanların duyulmasını zorlaştırdığı ve sanıklar üzerinde baskı yarattığı gözlemlendi.

Savunmaya Müdahale Edildi

İzlenen duruşmaların en az 4’ünde (%21) savunma hakkına müdahale niteliğinde uygulamalar kaydedildi. Hâkimlerin savunmaları kesmesi, sanıklara “sen” diye hitap etmesi ve avukat sayısının sınırlandırılması bu uygulamalar arasında yer aldı.

Bu durum, savunma hakkının etkin kullanımı ve silahların eşitliği ilkesi açısından sorun yarattı.

Kolluk Varlığı Duruşma Atmosferini Etkiledi

İzlenen 19 duruşmanın en az 8’inde (%42) salon içinde veya çevresinde kolluk varlığı kaydedildi.

En az 3 duruşmada (%16) silahlı ve üniformalı polislerin salonda bulunduğu, çıkarılmaları yönündeki taleplerin reddedildiği görüldü. Bazı dosyalarda yoğun polis varlığı “taciz edici” olarak tanımlandı; bazı duruşmalarda ise telsiz seslerinin duruşmayı kesintiye uğrattığı kaydedildi.

Bu tablo, özellikle politik ve çok sanıklı dosyalarda duruşma ortamının tarafsız ve serbest bir tartışma zemini olmaktan uzaklaştığını gösterdi.

SEGBİS ve Teknik Sorunlar

İzlenen duruşmaların en az 3’ünde (%16) sanıkların SEGBİS ile duruşmaya katılamadığı veya bağlantı sorunları yaşandığı kaydedildi. Bu durum, sanığın duruşmaya etkin katılımını sınırladı.

Tutanaklar ve Yargılama Biçimi

İzlenen duruşmaların en az 4’ünde (%21) savunmaların eksiksiz biçimde tutanağa geçirilmediği görüldü. Bazı dosyalarda savunmalar özetlenerek veya standart ifadelerle kaydedildi.

Bu durum, yargılamanın denetlenebilirliği açısından sorun yarattı.

Ertelemeler ve Usuli Döngü

İzlenen duruşmaların en az 9’u (%47) ertelendi.
Erteleme gerekçeleri arasında:

  • Eksik hususların giderilmesi
  • Yakalama kararının infazının beklenmesi
  • Başka dosyanın sonucunun beklenmesi
  • Savcının izinli olması

gibi nedenler öne çıktı.

Bazı dosyalarda aynı gerekçelerin tekrarlandığı ve yargılamanın esasına geçilmeden ilerlediği görüldü. Bu durum, makul sürede yargılanma hakkı bakımından risk oluşturdu.

Yargılamanın Aşaması: Dosyalar Nerede?

İzlenen 19 dosyada:

  • 8 dosya (%42) 1–2. duruşmadaydı
  • 4 dosya (%21) 3–5. duruşma aşamasındaydı
  • 3 dosya (%16) 6–10. duruşma arasındaydı
  • 4 dosya (%21) 11. duruşma ve üzerindeydi

Bu dağılım, dosyaların önemli bir bölümünün hâlâ başlangıç aşamasında olduğunu, buna karşılık kayda değer bir kısmının uzun süredir devam ettiğini gösterdi.

İlk duruşmalarda dosyaların esasına girilmeden ertelenmesi, yargılamanın etkin yürütülmediğine işaret ederken; 11’inci duruşma ve üzerindeki dosyalar makul sürede yargılanma hakkı açısından risk oluşturdu.

Bu görünüm, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 6. maddesi ve Anayasa 36 maddesi kapsamında güvence altına alınan adil yargılanma hakkının hem süre hem de öngörülebilirlik boyutunda tartışmalı hale geldiğini ortaya koydu.

Kararlar

Mart ayında izlenen duruşmalarda:

  • 3 beraat kararı verildi
  • 3 mahkûmiyet kararı çıktı

Mahkûmiyet kararları arasında farklı suç tiplerine ilişkin hapis cezaları yer aldı:

  • Ahmet Altan: 4 yıl 6 ay
  • Nazlı Ilıcak: 3 yıl 9 ay
  • Orhan Turan ve Ömer Aras: ayrı ayrı 1 yıl 3 ay 18 gün
  • Enver Aysever: 10 ay

Beraat kararları arasında, Saraçhane protestosunu takip eden gazeteci Engin Deniz İpek’in de aralarında bulunduğu 35 kişinin yargılandığı dosya öne çıktı.

Karar çıkan dosya sayısının sınırlı olması, yargılamaların büyük ölçüde ertelendiğini ve esas hakkında hükme bağlanma oranının düşük kaldığını gösterdi.

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.