- 4 Mayıs haftasında görülen ifade özgürlüğü davalarında en az 16 kişi yargılandı; sanıklar arasında gazeteciler, bir öğrenci, avukat ve yayın çalışanları yer aldı.
- Hafta boyunca iki dosyada karar çıktı; gazeteciler hakkında beraat kararları verilirken bir öğrenciye adli para cezası verildi.
- Duruşmalarda salon yetersizliği, uzun gecikmeler ve SEGBİS sorunları dikkat çekti.
- Gazeteciler, gözlemciler ve bazı avukatların duruşma salonlarına alınmaması ile polis müdahaleleri ise adil yargılanma hakkı tartışmalarını öne çıkardı.
Bu hafta takip edilen altı duruşmada en az 16 kişi yargılandı. Bu kişiler arasında yedi gazeteci ve bir öğrenci bulunurken, davalar ağırlıklı olarak sosyal medya paylaşımları, haber takibi, basın açıklamaları, karikatür ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilecek eylemler nedeniyle görüldü. Haftanın duruşmalarında iki dosyada esas hakkında karar çıktı; bir dosyada gazeteciler beraat ederken bir öğrenciye adli para cezası verildi, diğer dosyalarda ise yargılamalar ertelendi.
LeMan dergisinin 26 Haziran 2025 tarihli sayısında yayımlanan karikatür nedeniyle altı dergi çalışanının “basın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, sanıklardan Mehmet Tuncay Akgün hakkındaki yakalama emrinin infazının beklenmesine karar vererek duruşmayı 13 Ekim 2026’ya erteledi. Duruşmada, kendisini Muhammet Hasan Medineli olarak tanıtan kişinin müşteki olma talebi reddedildi; Medineli’nin daha önce Cumhuriyet yazarlarının yargılandığı Charlie Hebdo davasında da müşteki olmak istediği ortaya çıktı LeMan davasına da katılmak istedi.
Gazeteci Hakan Tosun’un öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuklu sanıklar Adnan Şahin ve Abdurrahman Murat’ın “kasten öldürme” suçlamasıyla yargılandığı duruşmada mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına, HTS kayıtlarının istenmesine ve bazı tanıkların dinlenmesinden vazgeçilmesine karar vererek duruşmayı 8 Temmuz 2026’ya erteledi. Duruşma, gazetecilere, avukatlara ve gözlemcilere yönelik polis müdahalesi ve salona alınmama uygulamaları gölgesinde başladı.
Gazeteci Sedef Kabaş hakkında sosyal medya paylaşımları nedeniyle açılan “Cumhurbaşkanı’na hakaret” davasının 10. duruşmasında yine karar çıkmadı. İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi, Kabaş’a isnat edilen eylemin sabit olması ihtimaline karşı TCK 43/1’in uygulanabileceğini değerlendirerek dosyanın İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki başka bir dosyayla birleştirilmesi önerisinde bulunulmasına karar verdi; duruşma 8 Ekim 2026’ya ertelendi. Duruşma 1,5 saat gecikmeyle başlayıp yaklaşık beş dakikada sona erdi.
Gazeteci Hatice Şen’in “örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla yargılandığı davanın dördüncü duruşması Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Gizli tanık beyanlarının delil olarak yer aldığı dosyada duruşma, savunmalar nedeniyle 19 Kasım 2026’ya ertelendi.
Gazeteciler Zeynep Kuray, Mahsum Sağlam, Pelin Laçin, Yadigar Aygün ve üniversite öğrencisi Yağmur Filiz’in, Suriye’de öldürülen gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’i anmak için Şişhane’de yapılmak istenen basın açıklamasına katıldıkları gerekçesiyle yargılandığı davada karar çıktı. İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesi, sanıkları 2911 sayılı Kanun’a muhalefet suçlamasından beraat ettirdi; Yağmur Filiz’e ise “görevli memura hakaret” suçlamasıyla 35 bin 400 TL adli para cezası verdi. Gazeteciler beraat ederken bir öğrenciye para cezası verildi.
Gazeteci Furkan Karabay hakkında Bilal Erdoğan’ın sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle açtığı 250 bin TL’lik manevi tazminat davası İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, aynı paylaşıma ilişkin İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ceza yargılamasının sonucunun beklenmesine karar vererek duruşmayı 17 Aralık 2026’ya erteledi.
Şarkıcı Mabel Matiz, “Perperişan” şarkısının sözleri nedeniyle “müstehcenlik” suçlamasıyla yargılandığı davada beraat etti. İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi, şarkı sözlerindeki erotik çağrışımların tek başına ceza gerekçesi yapılamayacağına hükmederek Matiz’in beraatine karar verdi.
MLSA’nın savunmanlığını üstlendiği İsveçli gazeteci Joakim Medin’in “silahlı terör örgütüne üye olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” suçlamalarıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması bir saat gecikmeyle başladı ve üç dakikada ertelendi.
Adil yargılama ihlalleri
İzleme raporlarına göre yansıyan adil yargılanma sorunları haftanın en belirgin başlıklarından biri oldu.
Hakan Tosun davasında duruşma salonunun yetersizliği gerekçe gösterilerek gözlemciler, gazeteciler ve bazı avukatlar salona alınmadı; polis kalkanlarıyla müdahale edildi, duruşma ancak yaklaşık bir saatlik gerilimin ardından izlenebildi. Aynı dosyada sanıklar SEGBİS ile katılırken salonda ve adliye çevresinde yoğun polis varlığı kaydedildi.
LeMan davasında salonun küçük ve havasız olduğu, dosyaların çuvallar içinde yerde durduğu belirtildi.
Sedef Kabaş davasında SEGBİS bağlantısı kurulamazken duruşma uzun gecikmeye rağmen çok kısa sürdü.
Bazı dosyalarda duruşmaların iş yükü nedeniyle geç başlaması, gözlemcilerin salona erişiminde güçlük yaşanması ve fiziki koşulların yargılamanın aleniyetini zayıflatması, haftanın ortak adil yargılanma sorunları olarak öne çıktı.
Haftanın diğer gelişmeleri
Yeni Akit’in BirGün muhabiri Sarya Toprak ve ailesini hedef göstermesinin ardından, Toprak’ın babası Hasan Toprak’ın görevden uzaklaştırıldığı açıklandı.
Gazeteci Ahmet Güneş hakkında ise Rojava’ya yönelik saldırılara ilişkin sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek soruşturma başlatıldı.
MLSA avukatları, Rojbash filmi üzerindeki yasağı geri getiren Ankara Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı Danıştay’a temyiz başvurusu yaptı. Başvuruda, kararın ifade ve sanat özgürlüğüne ölçüsüz müdahale niteliği taşıdığı vurgulandı.

