Haberler

Gazetecilerin X hesapları bir bir engelleniyor: “Ekmek tekneni elinden alıyorlar”

Gazetecilerin X hesapları bir bir engelleniyor: “Ekmek tekneni elinden alıyorlar”

 

Türkiye’de X hesaplarına yönelik erişim engelleri eylül ayından bu yana “tsunami” olarak nitelenen bir hızla sürüyor. Eylül ayında 1.200’den fazla X hesaba erişim engeli getirildi. Hedefte en çok gazeteciler var.

X’te hesaplarını kaybeden gazeteciler, aynı zamanda yıllar içerisinde oluşturdukları takipçi kitlesini, haber kaynaklarını ve mesleki ağlarıyla oluşturdukları bağı kaybediyor. Üstelik erişim engelinin gerekçesini öğrenmek ve itiraz etmek için çoğu zaman karşılarında bir muhatap da bulamıyor. Hesabı engellenen gazetecilerle yaşadıklarını konuştuk.

Meral Danyıldız

Türkiye’de X hesaplarına yönelik erişim engelleri, eylül ayından beri benzeri görülmemiş bir hız kazandı. Gazeteciler için X’te bir hesabın erişime engellenmesi, artık yalnızca bir sosyal medya hesabını kaybetmek anlamına gelmiyor. Son aylarda art arda gelen engellemeler, gazetecilerin yıllar içinde kurduğu takipçi ağlarını, haber kaynaklarıyla iletişim kanallarını ve haberlerini okura ulaştırdıkları alanı da ortadan kaldırıyor.

Eylül ayında en az 1.270 X hesabı erişime engellendi. Hesapların yaklaşık yüzde 90’ı X tarafından Türkiye’den görünmez kılındı. Bu sayı, 2025’in tamamında aynı kapsamda erişime engellenen 995 hesabı geride bıraktı. Engellemeler ekim ayında da hız kesmedi.

Eylül ayındaki ilk büyük dalga, kamuoyunda “Ailem Güvende” adıyla anılan operasyonların ardından geldi. Ay içerisinde Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Uluslararası Af Örgütü Türkiye, Barış Akademisyenleri ve Evrensel’in de aralarında bulunduğu çok sayıda X ve Instagram hesabı engellendi. Takip eden günlerde, bu kez fon krizine ilişkin haber ve paylaşımları yapan hesaplar da erişim engellerinin hedefi oldu.

İki ay boyunca hesapları engellenen gazeteciler arasında Hikmet Adal, Furkan Karabay, Tuğçe Yılmaz, Özlem Akarsu Çelik, Fırat Fıstık, Alican Uludağ, Canan Kaya, Meral Danyıldız, Hamdi Çelikbaş ve Yiğit Uzun da bulunuyor. Kısa Dalga, soL Haber ve Mezopotamya Ajansı’nın yanı sıra T24’ün X hesabı da erişime engellendi. T24’ün internet sitesine de erişim engeli getirildi. Ekonomi alanında Prof. Dr. Veysel Ulusoy, İnan Mutlu ve Emre Şirin’in hesapları da Türkiye’den görünmez kılındı.

Peki, bu hesaplar neden engelleniyor? Kararların önemli bir bölümü, kamuoyunda “İnternet Yasası” olarak bilinen 5651 sayılı Kanun’un 8 ve 8/A maddelerine dayanıyor. Kanunun 8. maddesi, belirli suçları oluşturduğu değerlendirilen internet içeriklerine erişimin engellenmesine; 8/A maddesi ise millî güvenlik, kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi gibi gerekçelerle, gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda internet içeriklerine veya yayınlarına erişimin engellenmesine imkân tanıyor.

Peki bir hesabın erişime engellenmesi gazetecilerin günlük mesleki faaliyetlerini nasıl etkiliyor? Bu soruyu hesabı engellenen gazeteciler Onur Dalar, Furkan Karabay ve Sarya Toprak’a sorduk.

“Ekmek tekneni elinden alıyorlar”

Gazeteci Onur Dalar’ın X hesabına ikinci kez erişim engeli getirildi. İlk engellemenin 19 Mart sürecinde yaşandığını söyleyen Dalar, o dönemde eylemcilerin maruz kaldığı polis şiddetine ilişkin görüntüleri paylaşmasının ardından hesabına erişim engeli getirildiğini düşündüğünü belirtiyor.

“Tabii sosyal medyanın çok etkili olduğu bir dönemde bir gazeteci için çok kötü bir şey” diyen Dalar, olayın basit bir ‘hesap kapatma’nın çok ötesinde olduğunu şöyle ifade ediyor: “Mesela benim aklımda yarın işsiz kalırsam diye o X hesabı üzerine bir şeyler inşa etmek vardı. İlk gelen erişim engeliyle bunun garantisi olmadığını gördüm. Bir nevi ekmek tekneni elinden alıyorlar.”

Hesabının erişime engellendiğine ilişkin kendisine herhangi bir açıklama yapılmadığını belirten Dalar bu nedenle istese de itiraz edemiyor. Ancak, artık itiraz etmekten de vazgeçmiş:

“Zabıta olsa bile bir açıklaması olur, burada açıklama da yok. Son erişim engelinde bir açıklama hatta X’ten bir bildirim dahi gelmedi. Ben de yeni bir hesap açtım. Uğraşmadım. Gazeteci olarak orada gündelik olayları da yorumluyordum. İnsanlarda takip açısından bir alışkanlık oluşuyordu. Çok da küçümsenmemesi gereken bir şey; 10 bin takipçim vardı. Bugün bir siyasetçi bir miting alanında 10 bin kişi toplasa, büyük olay, diyoruz. Onu kaybetmiş oluyorsun. Baştan başlıyorsun. Kötü bir şey.”

“Bir gazeteyi kapatmaktan farksız”

Gazeteci Furkan Karabay da X hesabının birden fazla kez engellendiğini belirterek, sosyal medya hesabının gazetecilik açısından taşıdığı öneme dikkat çekiyor. Tutukluluğu döneminde hesabının üç kez kapatıldığını, sonrasında açılan hesaplara da iki kez erişim engeli getirildiğini anlatıyor:

“Tutukluluğum döneminde üç kez kapatılmıştı, sonrasında da iki kez erişim engeli getirildi yeni açtığımız hesaplara da… Son olarak bu hafta içerisinde bir erişim engeli getirildi.”

Karabay’a göre gazetecilerin sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirilmesi bir gazeteyi kapatmaktan farksız: “Çünkü halkın ciddi bir kesimi haberleri sosyal medyadan takip ediyor, X de bu mecralardan birisi. Dolayısıyla gazetecinin X hesabının erişime engellenmesi, halkın haber alma hakkının gaspıdır.”

Yeni bir hesap açmanın teknik olarak mümkün olduğunu ancak bunun eski hesabın oluşturduğu ağı geri getirmediğini belirten Karabay, gazetecinin daha geniş bir kitleye yeniden ulaşabilmesi için zamana ve daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyduğunu ekliyor:

“Mesleki açıdan tabii ki belli başlı zorluklar oluşturuyor erişim engelleme kararları. Bir gazetenin yeniden kurulması gibi gazetecinin yeniden X hesabı açması da benzer sorunları içeriyor. Geniş kitlelere haber ulaştırabilmek için belli bir süre geçmesi gerekiyor, daha fazla çalışmak içerik üretmek gerekiyor.”

Haber kaynaklarını nasıl etkiliyor?

Karabay, yeni hesabın yalnızca takipçi sayısını değil, haber kaynaklarına erişimi de etkilediğini söylüyor:

“Her ne kadar kendi isminizle yeni bir X hesabı açsanız da belli bir kesim bu hesaptan haberdar olmuyor. Dolayısıyla X hesabı erişime engellenen gazetecinin, yine bu mecrada haberlerini paylaştığından habersiz olabiliyor. Bu da tabii ki kapatılan hesabınıza nazaran daha az kişiye erişmeniz dolayısıyla daha az kaynağınızın olması demek.”

Karabay, hesaplara getirilen erişim engellerine ilişkin hukuki sürecin de her zaman şeffaf işlemediğini ifade ediyor. Erişim engeli kararlarının alınma ve uygulanma biçimini “keyfi” olarak nitelendiriyor:

“X yetkililerine avukatımız aracılığıyla ulaştığımızda bir mahkeme kararına ulaşabilmiştik. Fakat her erişim engeli sonrasında X’ten bir dönüş alamadık. Gerekçeyse çoğunlukla ‘milli güvenlik’ iddiasıydı. Bir keyfilik söz konusu. X’in keyfi alınan mahkeme kararlarını keyfi bir şekilde uygulaması da aslında ülkemizdeki çürümüş hukuk işleyişinden farksız. Dolayısıyla yapılan itirazlar zaten Türkiye’deki yetkili mahkemelerce reddediliyor. X de mevcut kararı gerekçe gösterip erişim engeline devam ediyor.”

12 yıllık ağını bir kararla kaybetti

BirGün gazetesi muhabiri Sarya Toprak ise erişime engellenen X hesabını 2014 yılından beri kullandığını belirterek, hesabın engellenmesiyle birlikte 12 yıl içerisinde oluşturduğu iletişim ağını kaybettiğini vurguluyor:

“2014’ten beri aynı hesabı kullanıyordum. Dolayısıyla 12 yılda orada aslında kendi topluluğumu ve iletişim ağımı oluşturmuştum. Sürekli takip ettiğim, konuştuğum, paylaşımlarını gördüğüm insanlar vardı. Birçok kadın ve LGBTİ+ örgütüyle, kadın aktivistlerle, akademisyenlerle oradan iletişim kuruyordum.”

Toprak, hem erişim engelini hem mesleki faaliyetlerine etkisini şöyle anlatıyor:

“Hesabın erişime engellenmesiyle birlikte bütün bu ağı bir anda kaybetmiş oldum. Yeni bir hesap açtım elbette ama 12 yılda oluşmuş bir ağı yeniden kurmak, aynı insanlara tekrar ulaşmak ve onları yeniden bir araya getirmek hiç kolay değil. Dolayısıyla kaybettiğim şey yalnızca takipçi sayısı ya da bir sosyal medya hesabı değil; yıllar içerisinde kurduğum ilişkiler ve bir anlamda kendi topluluğum. Haber kaynaklarım da bana oradan ulaşıyordu; mesaj atıyor, haber ve bilgi iletiyorlardı. Şimdi bütün bu bağlantıları bir anda kaybetmiş oldum. Dolayısıyla erişim engeli yalnızca benim kendimi ifade edebildiğim alanı daraltmadı; doğrudan haber alma ve haber kaynaklarıma ulaşma kanallarımdan birini de kesti.”

Hangi mahkeme, hangi karar?

Sarya Toprak, hesabı hakkında erişim engeli kararı bulunduğunu ilk olarak X’ten değil, İFÖD’ün EngelliWeb projesi üzerinden öğrendiğini söylüyor. O sırada platform tarafından kendisine herhangi bir bildirim yapılmadığını belirten Toprak, daha sonra X’ten bir e-posta alsa da hangi mahkemenin hangi kararının uygulandığını öğrenemediğini anlatıyor:

“Daha sonra X’ten bir e-posta geldi. Ancak e-postada hangi mahkemenin hangi kararına dayanıldığı ya da gerekçenin ne olduğu belirtilmiyordu. Yalnızca Türkiye’deki bir mahkeme kararına dayanılarak hesabın erişime engelleneceği söyleniyordu. Bunun üzerine X’e birçok kez yazdım. Hangi mahkeme kararına dayanarak hesabımı erişime engellediklerini ve kararın ne olduğunu sordum. Ayrıca hukuka aykırı olduğunu düşündüğüm bir müdahaleyi uygulayarak kendilerinin de buna ortak olduğunu söyledim. Ancak gönderdiğim e-postaların hiçbirine yanıt alamadım. Bugün hâlâ hesabımın hangi somut mahkeme kararına dayanılarak erişime engellendiğini X’ten öğrenebilmiş değilim.”

Toprak’a göre kararın kendisine bildirilmemesi, yalnızca bilgi eksikliği yaratmıyor; itiraz hakkının kullanılmasını da zorlaştırıyor:

“Bir mahkeme kararına itiraz edebilmem için öncelikle o kararın ne olduğunu bilmem ve karara ulaşabilmem gerekiyor. Fakat elimde bir mahkeme kararı yok. Dolayısıyla fiilen itiraz etmeniz de çok zorlaştırılıyor. İtiraz edebilmek için adliye adliye dolaşıp hangi mahkemenin bu kararı verdiğini bulmanız gerekiyor. Bu da başlı başına ciddi bir zaman ve iş yükü.”

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.