MLSA Hukuk Birimi Silivri'de tutuklu bulunan Osman Kavala, Alican Uludağ ve Merdan Yanardağ'ı ziyaret etti. Üç ismin de durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği'nin (MLSA) Eş-direktörü Veysel Ok ile MLSA Hukuk Birimi’nden avukat Emine Özhasar 11 Mart günü Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan iş insanı ve insan hakları savunucusu Osman Kavala, gazeteci Alican Uludağ ve gazeteci Merdan Yanardağ'ı ziyaret etti. MLSA avukatları, üç ismin de sağlık durumlarının iyi olduğunu ve herkese selamlarını ilettiklerini aktardı.
Ziyarette Yanardağ, davasının siyasi niteliğinin altını çizerek dayanışma çağrısında bulundu. 27 Ekim 2025'te tutuklanan ve hakkında "siyasal casusluk" iddianamesi açılan Yanardağ, bu süreçte de aynı tutumunu koruduğunu belirtti: Davanın politik bir davad olduğunu hatırlatan gazeteci, dayanışmay beklentisini ifade etti.
Yanardağ , İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan ile birlikte "siyasal casusluk" suçlamasıyla yargılandığı davada 11 Mayıs 2026'da ilk duruşmaya çıkacak.
DW Türkçe'nin Ankara muhabiri Alican Uludağ ise iddianamesinin bir an önce çıkmasını beklediğini ifade etti: “Ben bir günde gözaltına alındım, aynı gün tutuklandım ancak haftalardır iddianame bekliyorum.” Uludağ, kendisiyle dayanışma gösteren kişi ve kurumlara selamlarını ileterek bu dayanışmanın kendisi için önemini vurguladı. Ankara'daki evinden 19 Şubat'ta gözaltına alınan Uludağ, "cumhurbaşkanına alenen hakaret" iddiasıyla tutuklanarak Silivri'deki Marmara 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na sevk edilmişti.
Osman Kavala ise önündeki sürece ilişkin konuştu; AİHM Büyük Dairesi'nde görülecek duruşmasında olumlu bir karar beklediğini söyledi. Kavala'nın ikinci başvurusunu değerlendiren AİHM İkinci Dairesi, Aralık ayında dosyayı Büyük Daire'ye gönderme kararı almıştı. Büyük Daire'nin önümüzdeki süreçte duruşma düzenlemesi bekleniyor; duruşmanın 26 Mart'ta gerçekleşeceği öğrenildi. Kavala herkese sevgilerini iletti.
MLSA'dan Büyük Daire'ye üçüncü taraf görüşü
MLSA, bu yılın başında AİHM Büyük Dairesi'ne Kavala davası kapsamında üçüncü taraf görüşü sundu. MLSA görüşünde, Kavala dosyasının "AİHM kararlarının bilinçli ve sistematik biçimde etkisizleştirilmesinin en belirgin örneklerinden biri" olduğunu vurguladı ve bu pratiğin Türkiye'de politik davalarda sistematik hale geldiğine dikkat çekti.
MLSA'ya göre AİHM'in 2019 tarihli kararı yalnızca Kavala'nın tahliyesini değil, aynı olgulara dayalı tüm cezai işlemlerin hukuken geçersizliğini de ortaya koymuştu; ancak Kavala hakkında yürütülen yargılamalar farklı suç isnatlarıyla sürdürüldü.
MLSA, AİHM Büyük Dairesi'nin 2022'de verdiği ihlal prosedürü kararını da hatırlatarak Türkiye'nin karara iyi niyetle uymadığını ve bu durumun tesadüfi olmadığını belirtti: "Tutukluluk ve nihai mahkûmiyet, önceki AİHM kararlarının etkisiz kılınması amacıyla sürdürülmüştür."
Dernek, Kavala davasında verilecek kararın yalnızca bu dosya açısından değil, AİHM kararlarının bağlayıcılığı ve Avrupa insan hakları koruma sisteminin güvenilirliği bakımından da emsal niteliği taşıyacağını vurguladı.
Kavala ve Yanardağ duruşmalar
İş insanı ve insan hakları savunucusu Osman Kavala, Gezi Protestolarını kurgulayarak hükümeti devirmeye çalıştığı iddiasıyla 2017'den bu yana AİHM'in ihlal kararına rağmen cezaevinde bulunuyor. Kavala'nın ikinci başvurusunu değerlendiren İkinci Daire, 16 Aralık'ta aldığı kararla dosyayı Büyük Daire'ye gönderdi; başvuru önümüzdeki yıl Büyük Daire tarafından görüşülecek.
Hukukçular, Büyük Daire'nin bu başvuruda da ihlal bulması halinde Türkiye'nin, Kavala'nın tutukluluğunun sona erdiği yönündeki savunmasını boşa çıkacağını söylüyor.
Yanardağ ise İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan ile birlikte "siyasal casusluk" suçlamasıyla yargılandığı davada 11 Mayıs 2026'da ilk duruşmaya çıkacak.

