Haberler

MLSA, Kavala ve Demirtaş davaları için Kural 9.2 bildiriminde bulundu


MLSA, AİHM kararlarının uygulanmasını denetleyen Avrupa Konseyi mekanizmasına, Kural 9.2 kapsamında Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş davalarına ilişkin bildirim sundu. Bildirimde, AİHM kararlarına rağmen Türkiye'de ifade özgürlüğü ve toplantı hakkını kullanan gazeteciler, hak savunucuları ve yurttaşlar hakkında keyfi tutuklamaların sürdüğü belirtildi.

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına ülkelerin uyup uymadığını denetleyen Avrupa Konseyi mekanizmasına, sivil toplum kuruluşlarının görüş sunmasını sağlayan Kural 9.2 kapsamında Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş davalarına ilişkin bildirim sundu.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin 17-20 Eylül'de yapılacak toplantısında değerlendirilmek üzere sunulan bildirimde MLSA, AİHM'nin Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş kararlarında tespit ettiği ihlallerin giderilmediğini, aksine koruma altındaki haklarını kullanan kişilere yönelik keyfi tutuklama uygulamasının sürdüğünü belirtti.

"Sistematik sorun sürüyor"

Bildirimde Türkiye'de sulh ceza hâkimliklerinin, dosyadaki delillerle suçlamalar arasındaki ilişkiyi yeterince ortaya koymadan tutuklama kararı vermeye devam ettiği ifade edildi. Tutuklama tedbirinin istisnai bir önlem olmaktan çıkıp özellikle ifade özgürlüğü ve barışçıl toplantı hakkını kullanan kişiler üzerinde bir baskı aracına dönüştüğü vurgulandı.


Gazetecilik faaliyetleri, sosyal medya paylaşımları, protestolara katılım, sanatsal ifade ve hükümeti eleştiren açıklamalar nedeniyle çok sayıda kişinin tutuklandığını belirtildi.

Son dönemdeki davalar örnek gösterildi

MLSA, son dönemde açılan çok sayıda soruşturma ve tutuklama örneğine de bildirimde yer verdi. Gazeteciler Yıldız Tar, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle "terör örgütüne üye olma" suçlamasıyla, Alican Uludağ sosyal medya paylaşımları nedeniyle, Furkan Karabay ise

Ekrem İmamoğlu hakkındaki soruşturmaya ilişkin haberleri nedeniyle tutuklanan isimler arasında sıralandı. Bildirimde ayrıca, YouTube yayınındaki sözleri nedeniyle tutuklanan gazeteci Fatih Altaylı, Gezi Parkı protestolarına ilişkin haberleri nedeniyle hakkında ev hapsi kararı verilen gazeteci İsmail Saymaz, LeMan'da yayımlanan bir karikatür nedeniyle tutuklanan karikatürist Doğan Pehlevan, grafik tasarımcı Cebrail Okçu, haber müdürü Zafer Aknar ve yönetici Ali Yavuz ile İmamoğlu protestoları sırasında gözaltına alınan gazeteciler ve öğrenciler ve Avrupa Konseyi'nde yaptığı konuşmanın ardından tutuklanan gençlik ve LGBTİ+ hakları savunucusu Enes Hocaoğulları'nın dosyalarına yer verildi.

Bildirimde, bu örneklerin yalnızca kişi özgürlüğü hakkını değil, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve toplantı hakkını da etkilediğini belirtildi.

MLSA, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nden Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş kararlarının uygulanmasına yönelik denetimi sürdürmesini ve Türkiye'den keyfi tutuklamaları önleyecek somut adımlar istemesini talep etti.

Bildirimde ayrıca tutuklamanın yalnızca güçlü delillere dayanan makul şüphe bulunduğunda uygulanması, sulh ceza hâkimliklerinin yapısının gözden geçirilmesi, ifade özgürlüğü kapsamındaki faaliyetler nedeniyle tutuklanan kişilerin serbest bırakılması ve hükümetin bu konuda ayrıntılı bir eylem planı sunması çağrısı yapıldı.

Arka plan

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının üye ülkeler tarafından uygulanıp uygulanmadığını denetliyor. Komitenin Kural 9.2 adı verilen usulü ise sivil toplum kuruluşlarının, devam eden denetim süreçlerine ilişkin görüş ve bilgi sunmasına imkân tanıyor.

AİHM, Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş davalarında Türkiye'nin kişi özgürlüğü hakkını ihlal ettiğine ve tutuklamaların yeterli suç şüphesine dayanmadığına karar vermişti. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi ise bu kararların uygulanmasını güçlendirilmiş denetim usulü kapsamında izlemeyi sürdürüyor.

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.