-
MLSA Hukuk Birimi, gazeteci Tuğba Tekerek’in 15 Eylül’de tutuklanmasına itiraz ederek tahliyesini talep etti.
-
Dilekçede, Tekerek’in KAOS GL ile kurumsal, yönetsel veya gönüllülük bağı bulunmadığı, soruşturmaya giren telifle yapılmış tek haberin gazetecilik faaliyetiyle sınırlı olduğu belirtildi.
-
Tekerek’e yöneltilen suçlamaların herhangi bir teknik takip verisi ya da somut delile dayanılmadan, soyut varsayımlarla atfedildiği vurgulandı.
İSTANBUL — Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Hukuk Birimi, gazeteci Tuğba Tekerek’in tutukluluğuna itiraz etti. Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliği’nin 15 Eylül tarihli tutuklama kararına yapılan itirazda, Tekerek’in derhal tahliye edilmesi ve hakkında adli kontrol uygulanmaması talep edildi.
Dilekçede, Tekerek’in 13 Eylül’de çok sayıda ilde eş zamanlı yürütülen ve kamuoyuna “Ailem Güvende” operasyonu olarak yansıyan operasyonlar kapsamında gözaltına alındığı belirtildi. Operasyonlar kapsamında 15 ilde 162 kişi, dokuz dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem yapıldı. Ankara’daki soruşturmanın bir bölümünü, KAOS GL Derneği’nin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında yayımlanan bazı içeriklere ilişkin “müstehcenlik” ve Dernekler Kanunu’na muhalefet iddiaları oluşturdu.
‘KAOS GL ile kurumsal bağı yok’
MLSA Hukuk Birimi, Tekerek’in soruşturmaya dahil edilmesinin KAOS GL ile kurumsal veya yönetsel bir bağından kaynaklanmadığını belirtti.
Dilekçede, yaklaşık 20 yıldır gazetecilik yapan Tekerek’in KAOS GL’nin üyesi, gönüllüsü, çalışanı veya yönetim ve denetim kurulu üyesi olmadığı ifade edildi. Tekerek’in derneğin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarının yöneticisi olmadığı da belirtildi.
Tekerek’in soruşturmaya konu yayınla “tek ilişkisinin”, 2024 yılında Gürcistan seçimlerini takip ederken hazırladığı bir haberi KAOS GL’nin internet sitesinde yayımlanmak üzere göndermesiyle sınırlı olduğu aktarıldı. Haberin telif karşılığında yayımlandığı ve ödemenin banka hesabına yapıldığı dilekçede yer aldı.
Dilekçede ayrıca haberin sosyal medya sunumu, başlığı, görseli ve paylaşım biçiminin Tekerek tarafından hazırlanmadığı veya yayımlanmadığı belirtildi.
‘Somut teknik veri bulunmuyor’
MLSA Hukuk Birimi, Tekerek’in suçlamalarla ilişkilendirildiği somut bir delil bulunmadığını vurguladı. Dilekçede, savcılık sevk yazısında Tekerek için “siber tespite göre Instagram hesabı yetkilisi” şeklinde soyut bir kabul kullanıldığı ancak bu tespitin hangi teknik veriye dayandığının açıklanmadığı belirtildi.
Dilekçede, “Müvekkilin hesaba giriş yaptığına, şifreye sahip olduğuna, paylaşım oluşturduğuna veya hesabı yönettiğine ilişkin herhangi bir IP kaydı, platform verisi, cihaz incelemesi, yönetici kaydı veya başkaca somut teknik veri tutuklama kararında gösterilememiş, tarafımızca dosya arasında bulunamamıştır. Zira böyle bir veri ve gerçeklik yoktur” denildi.
Tutuklama kararında Tekerek’in diğer şüphelilerle birlikte “dernek içerisindeki konumları” ifadesi üzerinden değerlendirildiği belirtilen dilekçede, Tekerek’in dernek içinde herhangi bir görevinin bulunmadığı vurgulandı. Dilekçede şu ifadelere yer verildi: “Daha çarpıcı olan ise tutuklama kararının gerekçesidir. Hakimlik, müvekkili diğer şüphelilerle birlikte tutuklarken “şüphelilerin dernek içerisindeki konumları” ifadesine dayanmıştır. Oysa müvekkilin dernek içinde herhangi bir konumu bulunmadığı, bizzat sorgusunda defalarca açıklanmış olup, dosyada aksi yönde bir delil de bulunmamaktadır. Buna rağmen müvekkil hakkında mevcut olmayan bir olgu, özgürlüğünden yoksun bırakılmasının gerekçesine dönüştürülmüştür.”
Dernekler Kanunu’na ilişkin itiraz
Dilekçede, Tekerek’e Dernekler Kanunu’nun 32/p maddesi kapsamında da sorumluluk yüklenemeyeceği belirtildi. İlgili düzenlemenin derneği kuranlar ile belirli dernek yöneticilerinin sorumluluğunu düzenlediği belirtilen dilekçede, Tekerek’in KAOS GL yöneticisi olmadığı gibi derneğin üyesi dahi olmadığı ifade edildi. Tekerek’in derneğin gönüllüsü dahi olmadığı dilekçede tekrarla vurgulandı.
Dilekçede ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin Şahin Alpay ve Mehmet Hasan Altan kararlarına atıf yapıldı. Bu kararlarda gazetecilik faaliyetlerinin suç şüphesine dönüştürülebilmesi için isnat edilen suçla bağlantılı somut olguların ortaya konulması gerektiği belirtildi.
‘Kaçma ve delil karartma şüphesi yok’
MLSA Hukuk Birimi, Tekerek’in sabit ikameti ve yaklaşık 20 yıllık mesleki geçmişi bulunduğunu, soruşturmaya konu içeriklerin ve dijital materyallerin zaten tespit edildiğini belirterek kaçma veya delil karartma şüphesi bulunmadığını belirtti ve dilekçede “Kaçma veya delil karartma tehlikesi bulunmadığı gibi tutuklama açıkça ölçüsüzdür” denildi.
Hukuk birimi, yurt dışı çıkış yasağının da Tekerek’in gazetecilik faaliyetlerini engelleyeceğini vurguladı. Dilekçede, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100 ve 101. maddeleri kapsamında tutukluluğun devamını gerektirecek somut delil ve tutuklama nedeni bulunmadığı ifade edilerek Tekerek’in tahliyesi ve adli kontrol uygulanmaması talep edildi.

