- Bakur belgeselinin görüntü yönetmeni Koray Kesik, “örgüt propagandası” suçlamasıyla hakim karşısına çıktı; Kesik, “Tarihe tanıklık etmek istedim” dedi.
- Mahkeme, duruşma sonunda adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağını kaldırdı.
Metin Yoksu
Bakur Belgesel Filmi’nin görüntü yönetmeni Koray Kesik’in yargılandığı davanın duruşması Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
MLSA’nın savunmasını üstlendiği davada Kesik, “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılanıyor.
Duruşmada Koray Kesik ile MLSA Hukuk Birimi'nden avukat Emine Özhasar hazır bulunurken, dayanışma amacıyla Batman İHD Şubesi üyeleri, yapımcı Ayşe Çetinbaş, sanatçı Nazmi Kırık, Ortadoğu Sinema Akademisi temsilcileri ile İstanbul ve Ankara’dan sinema emekçileri de duruşmaya katıldı.
Duruşma kimlik tespitleri ile başladı
Ardından hâkim, Kesik’e belgeselin nasıl planlandığını sordu ve savunmaya geçildi.
Kesik, belgesel sinema emekçisi olduğunu, 55 yaşında olduğunu ve yaklaşık 30 yıldır sektörde çalıştığını anlattı. Altmıştan fazla belgesel çalışmasında yer aldığını ve Türkiye’de birçok yönetmenle çalıştığını belirtti. Ege’den Karadeniz’e ve Kürt kentleri başta olmak üzere birçok milletten, çeşitli meslek gruplarına yönelik belgesel film projelerinde yer aldığına dikkat çekti. Klip, reklam filmleri ile kamu spotları da çektiğini dile getiren Kesik, tüm bunların işinin parçası olduğunu söyledi.
Hâkimin Bakur belgeseli yönetmenleri ile olan ilişkisine ve belgeselin planlamasına ilişkin sorularına Kesik, “Bir gün Ertuğrul Mavioğlu beni aradı ve görüntü yönetmenliği teklifi yaptı. Ben de heyecanlandım. Çünkü tarihe tanıklık etmek beni heyecanlandırdı. Belgesel sinemanın mantığı bu. Çayan Demirel de çok tanınan bir yönetmen, onunla Beş No'lu belgeselini de çekmiştim. 2013 yılında barış iklimi vardı. Devletin resmi ajansları ve kanalları Kandil’den yayın yapıyordu. Ben de doğal olarak onlar gibi işimi yaptım. Bu belgesel gözlemci belgesel tekniği ile çekildi. Kimseyi yönlendirmedik, dış ses de yok. Bir metin de yoktu. Herkesin günlük yaşantısı kayda alındı” dedi.
Hâkimin sosyal medya paylaşımlarına ilişkin sorularına yanıt veren Kesik, “Aradan uzun yıllar geçti. Newroz ve 1 Mayıs etkinliklerine katılmıştım. İşim gereği kalabalıkları çektim. Özel olarak bir bayrak ve flama çekmedim. Nasıl ki bir konsere ya da festivale gittiğinizde kalabalık çekiliyorsa, mantık burada da aynıdır” diyerek savunmasını sonlandırdı.
Ardından avukat Emine Özhasar ise savunmasında belgeselin TDK’de yer alan tanımını okudu. Özhasar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Belgesel tanımına göre gerçeklikleri anlatmaktır. Bakur Belgeseli de bir belgeseldir ve bunu yapmaktadır. Bakur Belgeseli Türkiye’nin kanayan bir yarasını anlatır. Müvekkilim de görüntü yönetmenliğini yapmıştır. Tarihe tanıklık etmek istemiştir. Şunu kimse inkâr edemez: 2013 yılında bir barış süreci vardı. Bugün Abdullah Öcalan için MHP Genel Başkanı’nın dahi ‘meclise gelsin konuşsun’ dediği bir süreçte, bunları kayda alan her gazeteci ve belgeselci 13 yıl sonra yargılanacak mı? Hitler’in savaş suçlarını kayda alan bir belgeselci, işini yaptığı için yargılanmalı mı? 2025’te silah yakma töreni yapıldı. Çok sayıda siyasetçi, bürokrat ve görevli burayı takip etti. 13 yıl sonra yeniden yargılama mı yapılacak? Hukuk, siyasi atmosfere göre şekillenemez."
Özhasar, devamında iddianameye dahi konu olmaması gereken müvekkilinin görüştüğü kişilerin HTS kayıtlarında 48 kişinin suç kaydının bulunduğuna dikkat çekti. Ardından Özhasar, “Bu kişiler kimdir? Haklarında nasıl davalar var, sonuçlanmış mı? İnsanların sosyal ilişkilerinde adli sorgulama yapılamayacağını biliriz. Kimsenin elinin altında adli sorgu sistemi yok. İnsanlar sosyal ilişkilenmelerinde buna bakmaz. Suçlu dahi olsalar insanlar herkesle görüşebilir. Evde bulunan yasaklı kitaplara ilişkin olarak da AYM’nin kararları vardır; yasaklı kitap dahi olsa, kişi bunu bilse bile evinde bulundurması suç sayılmaz. AYM kararı bu şekildedir” dedi.
Özhasar, müvekkili için beraat ve adli kontrollerin kaldırılması talebinde bulundu.
Savunmaların ardından mahkeme heyeti duruşmaya kısa bir ara verdi. Aranın ardından kararını açıklayan heyet, adli kontrol şartlarını kaldırırken sonraki duruşmayı 12 Mayıs tarihine ertelendi.

