2024 yılı “25 Kasım Kadına Karşı Şiddete Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” protestosunda gözaltına alınan 168 kadın ve LGBTİ+ bireyin yargılandığıu davada bugün 30 kişi dinlendi. Bir sanık savunmasında, “Bugün burada bir suçun faili olarak değil yıllardır işlenen ve cezasız olarak bırakılan suçlara karşı hayatı savunan olarak bulunuyoruz. Burada suç olarak karşımıza konan şey, erkek şiddetine karşı sokağa çıkmaktır. Biz hayatı istiyoruz” ifadelerini kullandı. Duruşmada, MLSA’nın savunmanlığını üstlendiği ve eylemi takip ederken polislerin müdahalesine maruz kalan T24 muhabiri Can Öztürk’ün de dinlenmesi talep edildi. Mahkeme taleple ilgili değerlendirmede bulunmadı. Bir sonraki duruşmanın 8 Nisan’da görülmesine karar verildi.
25 Kasım 2024 tarihli “Kadına Karşı Şiddete Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” protestosu için Karaköy’de bir araya gelmeleri ardından gözaltına alınan 168 kadın ve LGBTİ+ birey için “Görevi yaptırmamak için direnme”, “Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşmasında bugün 30 sanık dinlendi.
“Burada suç olarak karşımıza konan şey, erkek şiddetine karşı sokağa çıkmaktır”
İlk olarak savunması alınan Aleyna Arzum Yalçın, “Bugün burada bir suçun faili olarak değil yıllardır işlenen ve cezasız olarak bırakılan suçlara karşı hayatı savunan olarak bulunuyoruz. Burada suç olarak karşımıza konan şey, erkek şiddetine karşı sokağa çıkmaktır. Biz hayatı istiyoruz. Mücadelemiz eşit özgür bir yaşam içindir. Bu yargılanmak isteniyor. Kadınların hayatımı korumayan bir devletle karşı karşıyayız. Biz buraya suçsuzluğumuzu ispatlamaya gelmedik. Çünkü suçlu değiliz. Biz burada suçun kimde olduğunu tarif etmeye geldik. Kadınları korumayanları da cezasızlığı büyütenleri de… Bugün burada kurulan her cümle sokakta binlerce kadının ağzında çoğalır. Tüm kadınların beraatını istiyorum” dedi.
“Kadına yönelik her türlü şiddetin son bulması için mücadele ediyoruz”
Sonrasında sanık Aslı Çelik savunmasında, “Kadına yönelik her türlü şiddetin son bulması için mücadele ediyoruz. Şiddetsiz bir hayat için bir araya gelmek isteyen kadınlar ve LGBTİ+’lar engellendi, haksız bir şekilde polislerce gözaltına alındı. 2024’te bizler, mücadelemiz birbirimiz için dedik, biz birbirimizi savunmak zorundayız. Her yıl yüzlerce kadın öldürülüyor. Beraatımı istiyorum, suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.
“Sekiz saatten fazla havasız bir araç içinde ters kelepçeli bekletildim”
Sanık Sıla Bayram savunmasında, “Polis benim yaralanmama sebep verdi. Kafama barikatla vurdu. Her yerimi elleyerek gözaltına alındı. Aşağılayıcı şekilde çantamı başıma astı. Beni çok çelimsiz gördüler herhalde. Sarı alanda polis benimle muayeneye girdi. 8 saatten fazla havasız bir araç içinde ters kelepçeli bekletildim. Bizim telefonlarımızı vermediler. Biz muayene olmadan hastaneden ayrılmak istedik. Mesuliyeti kabul edip oradan ayrılmak istediğimiz için arkadaşlarımız da biz de kendiimizi suçlu hissettik. Yani darp raporu almamız, işkenceyi belgelememiz de engellendi” ifadelerini kullandı.
“Ters kelepçeyle gözaltına alındığım sırada da polisin lakayt tavırlarıyla karşılaştım”
Duruşmada söz alan sanıklardan Berfin Demirel “Demokratik hakkımı kullanmak adına eyleme katıldım ancak eylem alanına ulaşamadan polis şiddetine maruz kaldık, darp edildik, üzerimize biber gazı sıkıldı. Ters kelepçeyle gözaltına alındığım sırada da polisin lakayt tavırlarıyla karşılaştım” diye konuştu.
“Gözlemci olarak bulunuyordum”
Uluslararası af örgütü tarafından görevlendiren gözlemci sanık Ece Milli, “Ben görevim gereği orada gözlemci olarak bulunuyordum. Barışçıl protestoları izlemek üzere oradaydık. Polis tarafından çember içine alındık ve ters kelepçe ile otobüse bindirildik. Herhangi bir ihtar duymadım” dedi.
Sanık avukat, iddianameyi mahkemeye iade etti
Dosyada sanık olarak yer alan avukat Eren Kutlu ise iddianameyi iade ederek şöyle konuştu:
“İstanbul Barosu’nda görevli avukatım. Beni tanıyan güvenlik şube amiri hukuka aykırı şekilde gözaltına alınma emri vermişti. Bu dosya nedeniyle aramızda husumeti oluşmuştur. Kendisi hakkında şikayetçiyim. Tefrik edilerek dosyanın memur suçları soruşturma bürosuna gönderilmesini talep ediyorum. Bu dosyada yargılama yapılırken ‘erkek açıklama yapılması’ hukuka aylarken olmasa da dosyanın özüne aykırıdır. Kendim hakkımda derhal beraat talebim vardır fakat yazılı olarak bir ay önce gönderdiğim fiziki şartlara uygun salon ve segbis kaydı alınması ve CMK’dan avukat ataması talebi şartların oluşmadan savunma yapmayacağım. İddianameyi de size iade ediyorum”
T24 muhabiri Can Öztürk’ün dosyada tanık olarak dinlenmesi talep edildi
Duruşmada İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi’nden avukat Mahmut Birdal, aynı eylemde polis müdahalesine maruz kalan T24 muhabiri Can Öztürk’ün de dinlenmesini talep etti. Mahkeme taleple ilgili bir değerlendirmede bulunmadı. Öztürk’e müdahalede bulunan polislerin soruşturulması istenmiş ancak soruşturma izni verilmemişti. MLSA hukuk birimi dosyayı Bölge İdare Mahkemesi’ne taşıdı.
Savunmaların ardından mahkeme duruşmayı 8 Nisan’a erteledi.

