- Menajer Ayşe Barım’ın yargılandığı Gezi davasında Mahkeme, fiili “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” kapsamında değerlendirdi ancak Ayşe Barım’ı doğrudan fail değil “yardım eden” saydı. Temel ceza 15 yıl hapis olarak belirlendi. Ancak takdiri indirim uygulanarak Barım’a verilen ceza 12 yıl 6 aya düşürüldü.
- Savcılık iddianamede 30 yıl istemiş, esas mütalaada ise ağırlaştırılmış müebbet talep etmişti.
Semra Pelek
Menajer Ayşe Barım hakkında “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçlamasıyla açılan davanın üçüncü duruşması İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
istanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianamede Ayşe Barım hakkında “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçlamasıyla 30 yıla kadar hapis istemişti. Ancak savcılık, 16 Ocak’ta sunduğu esas hakkındaki mütalaada suçun vasfını değiştirerek ağırlaştırılmış müebbet hapis talep etti. Mütalaada, Barım’ın eylemlerinin “hükümeti devirmeye teşebbüs” suçunu oluşturduğu ileri sürüldü ve iddianamedeki “yardım” hükmü uygulanmadı.
Duruşma bir saat gecikmeli başladı
Başlaması gereken saatten heyetin gecikmesi nedeniyle yaklaşık bir saat sonra başlayan duruşmaya Ayşe Barım üç avukatıyla katıldı.
Savcının esas hakkındaki mütalaası sorulan Barım, “2025 yılından beri hayatımda yaşamadığım bir süreci yaşıyorum. Oyuncularımı Gezi Parkı’na yönlendirmedim. Hiçbir zaman siyasi biri olmadım” dedi.
Sağlık sorunlarına da değinen Barım, geçirdiği operasyonları anlatarak, “Ben suçsuzum. Ülkeme bağlı, vatandaşlık görevini yerine getirmeye çalışan bir kadınım. Hayatım boyunca sadece çalıştım. Sizden yaşam hakkımın korunduğu bir karar bekliyorum, beraatımı talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
Savunma: “Ortada cebir ve şiddet yok”
Avukat Sedat Özyurt, mütalaanın delile dayanmadığını belirterek, “Anayasa’ya göre kanunsuz suç olmaz. Bu dosyada kanunsuz bir suç isnadı var” dedi ve Anayasa’nın 38’inci maddesine atıf yaptı.
Özyurt, dosyada cebir ve şiddet unsurunun ispat edilmediğini, sanatçıların Ayşe Barım’ın talimatıyla değil kendi iradeleriyle Gezi Parkı’na gittiklerinin ortaya konduğunu söyledi. “Sanığın cebir ve şiddet içeren hiçbir eylemi yoktur; cebir ve şiddeti öven bir paylaşımı da bulunmamaktadır” dedi.
Özyurt ayrıca oyuncular Halit Ergenç ve Ceyda Düvenci’nin dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüğünü, isimlerin Ankara’dan belirlendiğini belirterek, bu görüşmenin demokratik uzlaşma ve çözüm süreçleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Barım’ın Gezi davası hükümlüleri Osman Kavala, Can Atalay ve Çiğdem Mater ile birlikte faillik ilişkisinin ispat edilmediğini ifade eden Özyurt, olay yerinde bulunmanın tek başına birlikte faillik oluşturmayacağını savundu.
Özyurt, Gezi eylemlerinin o dönem “çevre eylemi” olarak lanse edildiğini ve Barım’ın süreci diyalog yoluyla çözmeye çalıştığını belirterek, Barım’ın ifade özgürlüğü ve toplantı hakkı çerçevesinde hareket ettiğini söyledi. “Ayşe Barım eylemlerin hukuka aykırı olduğunu düşünmemiştir” dedi.
Yargıtay kararlarına atıf
Avukat Aslı Kibar, Gezi ana davasında Yargıtay’ın verdiği kararları hatırlatarak, Mücella Yapıcı, Hakan Altınay ve Yiğit Ali Ekmekçi hakkında beraat kararı verildiğini, suç vasfının değiştirilerek 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında değerlendirildiğini belirtti.
Kibar ayrıca Gezi Çarşı davasında da suç vasfının değiştirildiğini ve beraat kararı verildiğini hatırlatarak, Barım’ın da beraat etmesi gerektiğini söyledi. Barım’ın Gezi Parkı’na yalnızca bir kez ve mesleki amaçla gittiğini belirtti.
“Soruşturma delilsiz başladı”
Avukat Deniz Ketenci, soruşturmanın bir ihbarla başladığını, ihbar ve eklerinde herhangi bir suç delili bulunmadığını savundu. İhbarcının sosyal medyada okuduklarına dayanarak başvuru yaptığını ve Barım’ı tanımadığını söylediğini belirtti.
Ketenci ayrıca Barım’ın Osman Kavala ve Çiğdem Mater ile telefon görüşmeleri ve HTS kayıtlarının delil olarak sunulduğunu ancak bu görüşmelere ilişkin herhangi bir suç isnadı yapılmadığını ifade etti. Görüşmelerin bir film etkinliği ve akademik faaliyet bağlamında gerçekleştiğini savundu.
Karar: 12 yıl 6 ay hapis
Barım son sözünde “Suçsuzum, beraatımı istiyorum” dedi. Mahkeme karar için saat 14.00’e kadar ara verdi.
Aranın ardından mahkeme hükmünü açıkladı.
Mahkeme kararında önce fiilin Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 312. maddesinde düzenlenen “cebir ve şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçu kapsamında değerlendirildiğini belirtti. Ancak Ayşe Barım’ın doğrudan fail değil, “yardım eden” konumunda olduğu kanaatine varılarak ceza indirimi uygulandı ve temel ceza 15 yıl hapis olarak belirlendi.
Mahkeme, ardından takdiri indirim hükümlerini uygulayarak cezayı 12 yıl 6 aya indirdi. Kararla birlikte ev hapsi kaldırılan Barım'ın yurt dışı yasağının devamına karar verildi.

