Duruşma Haberleri

CHP kayyım paylaşımları davasında ‘kopyala-yapıştır’ iddianame değiştirildi, sanıklar yeniden savunma yaptı

CHP kayyım paylaşımları davasında ‘kopyala-yapıştır’ iddianame değiştirildi, sanıklar yeniden savunma yaptı

 

 

 

  • Gazeteci Fatoş Erdoğan ve 20 kişinin, CHP’ye kayyım atanmasına ilişkin sosyal medya paylaşımlarından yargılandığı davada savcı, ‘kopyala-yapıştır’ iddianamesini, celse arasında hazırladığı ek iddianameyle değiştirildi. 
  • Yeni iddianame nedeniyle sanıkların savunmaları yeniden alındı. Sanıklar, anayasayla korunan ifade ve toplanma haklarının ihlal edildiğini yineledi. 
  • Mahkeme tüm sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerini kaldırdı.

Semra Pelek

CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyım atanacağı iddialarına karşı yapılan sosyal medya paylaşımları nedeniyle aralarında gazeteci Fatoş Erdoğan’ın da bulunduğu 20 kişinin yargılandığı davanın üçüncü duruşması İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmaya 14 tutuksuz sanık ve avukatları katıldı. Katılımın yüksek olması nedeniyle duruşma, İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesi salonu yerine İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapıldı. Duruşma planlanan saatten yaklaşık 40 dakika sonra başladı.

Mahkeme hakimi, celse arasında ek bir iddianame hazırlandığını belirterek sanıkların yeniden savunmalarının alınacağını söyledi.

Başsavcı, iddianamedeki çelişkiyi ek iddianameyle düzeltti

Dosyada ilk iddianameyi hazırlayan savcı, sanıkların “suç işlemeye alenen tahrik” suçundan cezalandırılmasını istemişti. Ancak iddianamenin sonuç bölümünde buna ek olarak Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 216. maddesinde düzenlenen “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamasına da yer verilmişti.Ayrıca ilk iddianamede ​​savcının "Soğuk Savaş" YouTube programı hakkında düzenlenen başka bir iddianameyi aynen kullandığı anlaşılmıştı. 

İlk iddianameyi hazırlayan Cumhuriyet Başsavcısı, üçüncü duruşma öncesinde hazırladığı ek iddianameyle bu çelişkiyi düzeltti. Ek iddianamede sanıklara yalnızca “suç işlemeye tahrik” suçlaması yöneltildi.

Mahkeme, ek iddianame nedeniyle tüm sanıkların savunmalarını yeniden aldı.

“Niyet atfedilerek yargılama yapılamaz”

Akademisyen Emrah Gülsunar ise paylaşımında kayyım atanmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu ve bunun halka “meşru direnme hakkı” doğurduğunu ifade ettiğini söyledi.

Paylaşımında suç unsuru bulunmadığını söyleyen Gülsunar, “Ben siyaset bilimciyim. ‘Meşru’ ve ‘direnme’ kelimelerinden nasıl suç çıkarıldığını anlamadım. Burada bana bir niyet atfediliyor, ‘sen bunu demek istedin’ deniyor. Demokratik ülkelerde niyet atfedilerek yargılama yapılmaz. Sovyetler’de Stalin mahkemelerinde olur ancak. Bizim ülkemizde niyet atfedilerek yargılama yapılması yakışmaz” dedi.

Diğer sanıklar da paylaşımlarında suç unsuru bulunmadığını, kimseyi suç işlemeye teşvik etmediklerini belirterek ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının Anayasa tarafından korunduğunu söyledi.

Fatoş Erdoğan: “Bunun neresinde suça teşvik var?”

Gazeteci Fatoş Erdoğan savunmasında neden yargılandığını anlamadığını söyledi.

Haber içerikli sosyal medya paylaşımlarında suç işlemeye tahrik unsurunun bulunmadığını belirten Erdoğan, benzer suçlamalarla yargılanan bazı isimlerin beraat ettiğini hatırlattı.

“Suç işlemeye tahrikten kimler yargılanmış diye baktım. Sedat Peker, ‘Akademisyenlerin kanında duş alacağız’ dediği için yargılanmış ve beraat etmiş. Sevda Noyan, ‘Listem hazır, bizim mahalleden 50 kişiyi götürürüz’ dediği için yargılanmış ve beraat etmiş. Ben ise ‘CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik kolları sıvadı’ yazmışım. Bunun neresi suç, ben olan bir şeyi gazeteci olarak aktardım, Özgür Çelik gömleğinin kollarını sıvadı, bunun neresinde suça teşvik var? Ben gazeteciyim, gördüğümü yazarım” dedi.

Erdoğan, haber takibi sırasında polis müdahalesinde plastik mermilerle hedef alınarak vurulduğunu anlattı.

Boynunda fotoğraf makinesi bulunduğunu ve “Gazeteciyim, durun” diye bağırmasına rağmen yüzüne biber gazı sıkıldığını söyleyen Erdoğan, “Yıllardır gazetecilik yapıyorum. Hayatımda ilk kez ‘Buradan çıkamayacağım’ dedim. Plastik mermilerle hedef alınıp vurulduk” ifadelerini kullandı.

Bacaklarına isabet eden üç plastik merminin izlerinin hâlâ durduğunu belirten Erdoğan, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yargılandığını savunarak beraatini talep etti.

Avukat: “Gazetecilik yaptığı için yargılanıyor”

Erdoğan’ın avukatı Elif Ergin, müvekkilinin CHP İstanbul İl Başkanlığı önünde yaptığı paylaşımlar ve çektiği görüntüler nedeniyle yargılandığını söyledi.

“Müvekkilim, il başkanlığı önünde atılan sloganları tırnak içerisinde yazarak aktarmış, haber vermiştir. Kaldı ki söz konusu sloganlar da suç unsuru taşımamaktadır. Ancak müvekkilim, bunları haberleştirdiği için yargılanmaktadır” dedi.

Ergin, müvekkilinin “İl Başkanı Özgür Çelik geldi, ceketini çıkardı, kollarını sıvadı” paylaşımı ve CHP İl Başkanlığı önünde çektiği görüntüler nedeniyle yargılandığını belirterek, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan haber verme hakkı ile ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini belirtti.

Ergin, Erdoğan hakkında derhal beraat kararı verilmesini talep etti.

Avukatlar: “Savcılığın hatası sanıklar için işkenceye dönüştü”

Sanık avukatları, ek iddianame hazırlanmasına neden olan hatanın basit bir maddi hata olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Avukatlar, ilk iddianamede bir suçtan cezalandırma talep edilirken sonuç kısmında farklı bir suçlamaya yer verildiğini, üçüncü duruşma öncesinde ise aynı savcının ek iddianame düzenleyerek bu çelişkiyi düzeltmek zorunda kaldığını belirtti. Bunun dosyanın yeterli özen ve dikkat gösterilmeden hazırlandığını ortaya koyduğunu belirten avukatlar, sanıkların savcılığın özensizliği nedeniyle yeniden savunma yapmak zorunda bırakıldığını söyledi.

Sanıklardan Ebru Erbaş’ın avukatı Hakan Bozyurt da savcının hatası nedeniyle iddianamenin yeniden yazılması ve savunmaların baştan alınmasının sanıklar açısından bir işkenceye dönüştüğünü ifade etti.

Bozyurt, müvekkilinin özel gereksinim duyan çocuğunun yurt dışında eğitim gördüğünü, ancak hakkında uygulanan yurt dışına çıkış yasağı nedeniyle yaklaşık bir yıldır çocuğunu göremediğini söyledi.

Müvekkilinin yayıncılık faaliyetleri kapsamında katılması gereken toplantı ve fuarlara da gidemediğini belirten Bozyurt, bu süreçte yalnızca ifade özgürlüğünün değil, seyahat özgürlüğünün de ihlal edildiğini vurguladı.

Bozyurt, müvekkili hakkında derhal beraat kararı verilmesini ve adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti.

Adli kontroller kaldırıldı

Mahkeme, tüm sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına karar verdi. Ayrıca savunması alınan sanıkların duruşmalardan vareste tutulmasına hükmedildi.

Mahkeme, henüz savunması alınmayan sanıkların ifadelerinin alınması için duruşmayı 21 Ekim saat 09.30’a erteledi.

Ne olmuştu?

CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyım olarak atanan Gürsel Tekin’in 8 Eylül’de il binasına gideceğini açıklamasının ardından il başkanlığı önünde hareketli saatler yaşandı. İstanbul Valiliği altı ilçede dört gün süreyle toplantı, gösteri ve etkinlik yasağı kararı aldı. İl binası çevresinde yoğun polis önlemleri alındı, milletvekilleri ve partililer gece boyunca bina önünde nöbet tuttu.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), süreçte “provokatif paylaşım” yaptıkları iddiasıyla 39 kişi hakkında işlem başlatıldığını duyurdu. Bunlardan 20 kişi hakkında “suç işlemeye alenen tahrik” suçlamasıyla dava açıldı. Sanıklar hakkında altı aydan beş yıla kadar hapis cezası istendi.

Sanıklar arasında gazeteci Fatoş Erdoğan, akademisyen Emrah Gülsunar, yayıncı Ebru Oruç ve Boğaziçi Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi Abdullah Esin de yer aldı. İddianamede sosyal medya paylaşımları ve haber içerikleri suçlama konusu yapıldı.

Gazeteci Fatoş Erdoğan’ın CHP İl Başkanlığı önünde yaptığı haber paylaşımları da iddianamede delil olarak gösterildi. Erdoğan’ın, il binası önündeki gelişmeleri aktardığı paylaşımlar ile CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in il binası önündeki nöbet sırasında çekilen görüntülerine ilişkin paylaşımları suçlama konusu yapıldı.

Akademisyen Emrah Gülsunar’ın, “Yargı iktidar partisinin kontrolüne girmiş ve aldığı karar açıkça anayasaya aykırı. Bu durumda halka meşru direnme hakkı doğar” ifadelerini içeren paylaşımı da iddianamede yer aldı.

Öte yandan sanıklar ve avukatları, ilk iddianamenin sonuç bölümünün “Soğuk Savaş” isimli YouTube programı hakkında daha önce hazırlanan başka bir iddianameden kopyalandığını belirledi. Davanın üçüncü duruşması öncesinde hazırlanan ek iddianame de bu nedenle tartışma konusu oldu.

 

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.

纸飞机下载纸飞机官网 纸飞机官网下载纸飞机下载safew官网 safew下载safew官网下载safew官网safew下载safew下载safew下载quickq官网quickq官网quickq下载纸飞机官网纸飞机下载