"Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle "cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçlamalarıyla tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen komedyen Deniz Göktaş'ın savcılık sorgusunda, gösterisinden alınan bölümler video çözümleme tutanağı üzerinden tek tek soruldu. Müdafileri huzurunda ifade veren Göktaş, kendisine yöneltilen espri ve sözleri "mizah" olarak nitelendirerek her iki suçlamayı da reddetti.
İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği'nin 25 Haziran 2026 tarihli yakalama kararına istinaden yurt dışından dönüşünde 2 Temmuz'da İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alınan Göktaş, avukatları İrem Akyüz, Metin Sinan Aslan ve Kudret Sıla Tatlı'nın katılımıyla ifade verdi.
"Gösteriyi 2023'ten bu yana yapıyorum"
Göktaş sorgusunda, soruşturmaya konu videonun 1 Haziran 2026'da Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda sahnelediği gösterisinin kaydı olduğunu, videonun paylaşıldığı YouTube hesabının kendisine ait olduğunu ve paylaşımı kendisinin yaptığını söyledi. Gösteri metnini önceden kendisinin hazırladığını belirten Göktaş, "Ben bu gösteriyi yaklaşık 3 yıldır, yani 2023 yılından bu yana Türkiye'nin çeşitli illerinde yaptım" dedi.
"Dördüncü kitap" ve "çeviride sorun var" sözleri
Göktaş'a gösterisinde kutsal kitaplara ilişkin kullandığı, "dördüncü kitap favorim… açık ara en iyisi o bence" ve "son kitap dedik ya, domuzda yemeyiversinler" gibi ifadeler soruldu.
Komedyen, insanların kendisini dinden uzak biri sandığını, oysa bu bölümde "dördüncü kitabı" sevdiğini söylediğini belirterek, sözlerinin teolojik bir espri olduğunu, yaklaşık 100 bin kişiye aynı şakayı yaptığını ve hiçbir aşağılama amacı taşımadığını ifade etti. "Çeviride sorun var" sözünü ise "yıllardır süren meal tartışmalarına atıf" olarak kullandığını, "Favori kitabım diyorum. İnançlı bir insanı kırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktur" diyerek savundu.
"Canlı bomba" esprisi
Gösterisinde geçen, oruç tutan "canlı bombalardan" korktuğuna dair sözleri sorulan Göktaş, psikoloji mezunu olduğunu, toplumun korktuğu konulara mizahi yaklaştığını söyledi. Komedyen, "Oruç tutan insanlar uzun süre aç ve susuz kaldıkları için daha gergin olabileceğini düşünerek böyle bir şaka yaptım. Kelime oyunu amaçlıdır" dedi ve İslam inancını küçük düşürme kastının bulunmadığını belirtti.
"Dalgıçlar" bölümü: "Haşema giyenleri değil, ayıplayanları ayıplıyorum"
Denizde haşemayla yüzenlere ilişkin "siktiğimin dalgıçları" sözünün geçtiği bölüm sorulan Göktaş, sözün tamamının incelenmesi halinde tam tersinin görüleceğini söyledi. Komedyen, bu bölümde haşemayla denize girenleri değil, onlara ön yargıyla bakanları eleştirdiğini, "siktiğimin dalgıçları" sözüyle seyirciyi kasten "ters köşeye" yatırdığını savunarak, "Ben haşema giyenleri değil, haşema giyenleri ayıplayanları ayıplıyorum" dedi.
Kurban bölümü ve "tanrının olmayabileceği" sözü
Gösterisinde dedesinin kurban kestiği anıya ve "anlat onlara tanrının olmayabileceğini söyle" ifadesine yer verdiği bölüm de Göktaş'a soruldu. Komedyen bunun "seküler büyütülen bir çocuğun kurban bayramında karşılaştığı durumu anlatan bir espri" olduğunu, sözlerinde herhangi bir kasıt bulunmadığını belirtti.
Erdoğan'a ilişkin sözler: "diktatör", terapi ve kişisel gelişim
Sorgunun önemli bölümü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sözlere ayrıldı.
Gösterisinde Erdoğan için kullandığı "kendi kimliğiyle barışık bir diktatöre geçiş" ifadesi sorulan Göktaş, "Diktatör kelimesi siyasi bir tespittir, kamuoyunda da sıkça tartışılan bir konudur. Benim herhangi bir hakaret veya aşağılama kastım bulunmamaktadır" dedi.
"Kendin ol ya, kır kabuklarını Tayyip ya" sözünün, Cumhurbaşkanı'nın da herkes gibi kişisel gelişim videoları izlediğine dair mizahi bir espri olduğunu söyleyen komedyen; "Keşke Recep Tayyip Erdoğan'ın terapisti olsaydım" ifadesini ise Erdoğan'ın stresli bir görev yürüttüğü düşüncesiyle yaptığı bir espri olarak açıkladı ve hiçbir sözünde hakaret kastı bulunmadığını yineledi.
Gösteriye gelen "FETÖ projesi" yorumunu sahnede "övgü gibi" karşıladığı bölüm de sorulan Göktaş, bunun gösterisinin prodüksiyonunun büyüklüğüne yaptığı bir göndermeden ibaret olduğunu söyledi.
Göktaş sorgusunu, "Toplumun bir kesimini aşağılamak veya Cumhurbaşkanı'na hakaret etmek gibi bir kastım yok. Gösterimde de bu anlama gelebilecek başkaca bir husus yoktur" sözleriyle tamamladı.
Avukatlardan hukuki savunma: "Diktatör siyasi bir tespittir"
Müvekkillerinin beyanlarına aynen katıldıklarını belirten avukatlar, "cumhurbaşkanına hakaret" iddiasının iki temele dayandığını söyledi. "Diktatör" ifadesinin "otoriter", "liberal" ya da "demokrat" gibi bir siyasal tespit olduğunu ve demokratik bir toplumda yöneticiler için kullanılmasının hukuken mümkün olduğunu savunan avukatlar, bu yönde Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin çok sayıda kararına atıfta bulundu. Savunmada, Erdoğan'a terapi önerilmesinin de "basit bir şakadan ibaret" olduğu, terapi almanın "ayıp, günah ya da sakıncalı" bir şey olmadığı vurgulandı.
Avukatlar, "dini değerleri aşağılama" suçlamasının ise Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100/4. maddesi uyarınca tutuklama kararı verilebilecek katalog suçlar arasında yer almadığını hatırlattı. Göktaş'ın Kur'an'a ilişkin sözlerinin "1400 yıldır süren meal ve tefsir tartışmalarına işaret ettiğini", ifadelerin yalnızca rahatsız edici olmasının tek başına suç oluşturmayacağını belirttiler.
"Kaçma şüphesi ve delil karartma ihtimali yok"
Müdafiler, gösterinin Ekim 2023'ten bu yana Mersin, Adana, Artvin ve Trabzon dâhil 198 kez sahnelendiğini, hiçbir temsilde ya da sonrasında müvekkillerine yönelik bir tepki oluşmadığını vurguladı. Suçun oluşması için gereken "kamu barışını bozmaya elverişlilik" koşulunun somut olayda gerçekleşmediğini savunan avukatlar, Göktaş'ın hakkında soruşturma açıldığını bilmesine rağmen yurt dışından geri döndüğünü belirterek kaçma şüphesi bulunmadığını kaydetti.
Dosyadaki tek delilin video kaydı olduğunu ve çözümünün dosya içinde yer aldığını hatırlatan avukatlar, delil karartma ihtimalinin de bulunmadığını ifade ederek Göktaş'ın tutuklanmasının hiçbir hukuki temeli olmadığını, serbest bırakılmasını talep ettiklerini söyledi.

