Gazeteciler Hollanda Başkonsolosluğu'nda Buluştu: "Hâlâ Buradayız"

Gazeteciler Hollanda Başkonsolosluğu'nda Buluştu: "Hâlâ Buradayız"

 

Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nde MLSA ve Hollanda Krallığı İstanbul Başkonsolosluğu'nun ortaklaşa düzenlediği etkinlik, gazetecilik öğrencilerinden deneyimli gazetecilere geniş bir kitleyi bir araya getirdi.

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ve Hollanda Krallığı İstanbul Başkonsolosluğu, 7 Mayıs 2026'da Dünya Basın Özgürlüğü Günü vesilesiyle "Hâlâ Buradayız: Gazetecilik, Dayanıklılık ve Umut Üzerine Sohbetler" başlıklı bir etkinlik düzenledi. Türkiye'de basın özgürlüğünün tartışıldığı bir dönemde gerçekleşen etkinlik, gazetecileri, hukukçuları, öğrencileri ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi.

Açılış konuşmalarını Hollanda Krallığı İstanbul Başkonsolosu Daan Huisinga ve MLSA Eş-Direktörü Veysel Ok yaptı.

 Hollanda Krallığı İstanbul Başkonsolosu Daan Huisinga, baskıların arttığı dönemlerde gazeteciler arasındaki dayanışmanın ve deneyim aktarımının daha da kıymetli hâle geldiğini vurgulayarak şunları söyledi:  “Böyle bir ortamda verilen emek ve gösterilen çaba çok daha anlamlı hâle geliyor. Medyadaki adanmışlığı görüyorum; bunun gazeteciler için cesaret verici bir atmosfer yarattığını düşünüyorum. Yeni nesil gazeteciler, gazeteciliğin yeni ve güçlü yollarını buluyor. Bu nedenle deneyim paylaşımı ve daha önce bu yollardan geçmiş gazetecilerden öğrenmek büyük önem taşıyor.”

MLSA Eş-Direktörü Veysel Ok, gazeteciliğin artan baskılara rağmen neden vazgeçilmez olduğunu ve MLSA’nın bu alandaki dayanışma rolünü anlatarak şunları söyledi: “Bugünün teması “bunca baskıya rağmen neden gazetecilik?” Aslında bu sorunun cevabı tam da içinde bulunduğumuz koşullarda yatıyor. Çünkü gazetecilik, sadece bir meslek değil;
kamu adına yapılan bir faaliyet. Gerçeği ortaya koymak, soru sormak ve kayıt tutmak…
Bunlar ortadan kalktığında, geriye yalnızca sessizlik kalır. Biz de Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği olarak, bu alanı korumak, gazetecilerin yalnız olmadığını göstermek ve hukuki destek sağlamak için çalışıyoruz.”

"Gazeteci olmayı neden seçtim, neden devam ediyorum"

İlk oturumda araştırmacı gazeteci Burcu Karakaş, T24 muhabiri Can Öztürk ve Artı Gerçek gazetecisi Hicran Cengiz, gazetecilik kariyerlerine giden yolu ve bu yolda kalmalarını sağlayan motivasyonlarını paylaştı. Geçmişte Milliyet, Deutsche Welle Türkçe ve Reuters gibi kurumlarda görev yapmış olan gazeteci Burcu Karakaş, “Geldiğimiz noktada gazetecilik mesleğini seçmiş olmaktan hiçbir pişmanlık duymuyorum. Ancak içeride olan arkadaşlarımızı da anmak istiyorum: İsmail Arı, Alican Uludağ, Pınar Gayıp, Merdan Yanardağ… Sonuçta bu meslek, merak duygusu olmadan gerçekten yapılabilecek bir iş değil. Fakat mevcut koşullarda bunu sürdürmek ne yazık ki kolay değil. Haber odalarının giderek ortadan kalkması, gazetecilerin freelance çalışmaya yönelmesi ve fikir alışverişi ortamlarının zayıflaması da bu kötü gidişin nedenlerinden biri,” ifadelerini kullandı. 

GazeteMLSA mezunu olan Cengiz ise, “Gazetecilik bize birbirimizle tanışma, hiçbir şeyi yalnız yapmadığımızı görme ve bu sayede motivasyon bulma imkânı sağladı. Kayıt altına almak çok güçlü bir his; özellikle hak ihlalleri alanında çalışan bir gazetecinin kayıt tutması pek çok şeyi değiştirebiliyor. Sanırım beni bu meslekte tutan şey de tam olarak kayıt altına almanın bu büyüsü.”

T24’ten Can Öztürk ise, “‘Benim gazeteciliğe tutunma nedenlerimin başında, yaptığınız haberlerin toplumda gerçekten bir etki bıraktığını görmek geliyor. Bazen ortaya çıkardığınız bir gerçek, bazen görünür kıldığınız bir hak ihlali ya da duyulmasını sağladığınız bir ses, insanların hayatında somut bir karşılık bulabiliyor. Ancak bir yandan da gazeteciliğin kademe kademe değersizleştirildiğine tanıklık ediyoruz.” 

"Tüm zorluklara rağmen bağımsız gazeteciliğe alan açmak"

İkinci oturumda T24'ün yargı muhabiri Asuman Aranca, GazeteMLSA mezunları Cengiz Anıl Bölükbaş ve Duygu Köseoğlu mesleki dayanıklılık, hukuki risklerden korunma yolları ve iyi gazetecilik yapmanın pratik boyutlarını ele aldı.

Asuman Aranca, tüm baskı ve zorluklara rağmen gazetecileri ayakta tutanın gerçeğe ulaşma arzusu olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Bütün zorlu koşullara rağmen mesleğe duyduğunuz şevk, gerçeğe ulaşma arzunuz ve kamuoyunu aydınlatma isteğiniz sizi gazetecilikte tutuyor. Bugün, en küçük bir güce sahip kişinin bile hedefi hâline gelmeniz mümkün; üstelik haberinizi tüm belgeleriyle yapmış olsanız dahi yargılamanın konusu olabiliyorsunuz. Bazen bunun havanda su dövmek gibi olduğunu hissediyorsunuz. Ama yine de tarihe bir kayıt bırakmış oluyorsunuz. Çünkü gazetecilik, aynı zamanda tanıklık etmek demek. Bizler kahraman değiliz, gazeteciyiz. Bizim işimiz, halkı gerçeklerle buluşturmak.”

Genç gazeteci Cengiz Anıl Bölükbaş ise bağımsız gazeteciliğin sürdürülebilirliği için editoryal ve finansal bağımsızlığın birlikte düşünülmesi gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Bugün bağımsız medya açısından en önemli meselelerden biri editoryal bağımsızlık. Neredeyse her gazete ve medya kuruluşu kendisini belli bir mahallenin içine konumlandırmış durumda. Oysa medya, yalnızca bir kesimin değil, toplumun tümünün sesi olmak zorunda. Bunu yeniden tartışmamız gerekiyor. Bir diğer önemli mesele de finansal bağımsızlık. Çünkü ekonomik yapı, gazeteciliğin nasıl yapıldığını doğrudan etkiliyor. Oysa gazetecilik doğru yapıldığında kendi finansmanını yaratabilecek bir güce sahip. Bu yüzden bugün bağımsız gazeteciliği hem editoryal hem de finansal bağımsızlık temelinde yeniden kurmamız gerektiğini düşünüyorum.”

Medyascope'ta görev yapan Duygu Köseoğlu, dijital mecraların gazetecilik açısından taşıdığı dönüştürücü role dikkat çekti: “Okuyucuyla gazetecilik arasındaki karşılıklı etkileşimi sağlamak çok önemli ve dijital medya bu noktada oldukça güçlü bir yerde duruyor. Gazetecilik ilkelerinden ödün vermeden dijital medya araçlarını kullanarak insanlara haber ulaştırabilmek, bugün mesleğin en önemli imkânlarından biri hâline geldi. Dijital alan, hem daha hızlı hem de gazetecilik açısından besleyici bir mecra olarak değerlendirilebilir. Çünkü bu mecralar sayesinde insanlara çok daha hızlı ulaşabiliyor, aynı şekilde onların tepkilerini ve geri dönüşlerini de anında görebiliyorsunuz. Bu karşılıklı etkileşim, gazeteciliğin toplumsal etkisini daha görünür kılıyor.”

Genç gazeteciler için bir buluşma alanı

Etkinlik, özellikle gazetecilik öğrencileri arasında yoğun ilgi gördü. Soru-cevap bölümünde salondaki genç katılımcılar konuşmacılara mesleki kaygılarını ve sorularını iletti. Networking bölümüyle kapanan akşam, Türkiye'de bağımsız gazetecilik alanında faaliyet gösteren isimlerle öğrencilerin doğrudan bir araya geldiği nadir buluşmalardan biri oldu.

Etkinliğin konuşmacıları arasında MLSA'nın gazetecilik eğitim programı GazeteMLSA'nın mezunlarının da yer alması dikkat çekti. 2019'dan bu yana yüzlerce genç gazeteciyi yetiştiren GazeteMLSA, araştırmacı gazetecilik, hukuk ve dijital güvenlik alanlarında uygulamalı eğitimler sunuyor. Hicran Cengiz, Cengiz Anıl Bölükbaş ve Duygu Köseoğlu'nun konuşmacı olarak sahne alması, programın mezunlarını Türkiye'nin bağımsız medya ekosistemine nasıl kazandırdığının somut bir göstergesi oldu.

Türkçe–İngilizce simultane çeviri hizmeti sunula etkinliğe birçok yabancı gazeteci ile konsolosluk temsilcileri de katıldı. 

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.