- Gazeteci Nadiye Gürbüz hakkında hazırlanan iddianamede, ETHA’daki gazetecilik faaliyetleri, yaptığı bir röportaj, anma etkinliğine katılması ve haber kaynaklarıyla iletişim kurması örgüt üyeliğine delil olarak gösterildi. Gürbüz’ün gözaltında açlık grevi yapması ve susma hakkını kullanması da iddianamede suçlama olarak yer aldı.
- Gürbüz, tutuklanmasının üzerinden yaklaşık yedi ay geçtikten sonra 15 Eylül’de İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak.
MLSA - Gazeteci Nadiye Gürbüz hakkında Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP) üyesi olduğu iddiasıyla hazırlanan iddianamede, Gürbüz’ün gazetecilik faaliyetleri delil olarak gösterildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Kadın Meclisi (SKM), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), Etkin Haber Ajansı (ETHA), DİSK/Limter-İş, Polen Ekoloji ve BEKSAV’a yönelik 3 Şubat 2026’da düzenlediği operasyonun üzerinden yedi ay geçti.
Gözaltına alınarak tutuklananlar arasında bulunan Gürbüz hakkındaki iddianame 3 Haziran 2026’da hazırlandı.
Tanıklar gazetecilik faaliyetlerini anlattı
İddianamede Gürbüz hakkında dokuz kişinin ifadelerine yer verildi. Bu ifadeler arasında gizli tanıkların yanı sıra etkin pişmanlık kapsamında ifade veren kişiler de bulunuyor.
Tanıklar, Gürbüz’ün ETHA’da çalıştığını ve basın alanında faaliyet yürüttüğünü söyledi. “MELEK” isimli gizli tanık, Gürbüz’ü ETHA’da muhabir olarak çalışan biri olarak tanımladı. “M1L1T2P5Z3” isimli gizli tanık ise Gürbüz’ün geçmişte İstanbul’da SKM çalışması yaptığını, daha sonra Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Parti Meclisi’nde faaliyet yürüttüğünü söyledi.
İbrahim Çiçek’le yaptığı röportaj suçlama konusu oldu
Gürbüz’ün suçlandığı faaliyetlerden biri de İbrahim Çiçek ile yaptığı röportaj oldu. İddianamede Çiçek, MLKP Merkezi Komitesi yöneticisi ve Terör Arananlar Listesi’nde kırmızı kategoride aranan kişi olarak tanımlandı. Gürbüz’ün Çiçek’le röportaj yapması örgüt üyeliğine ilişkin deliller arasında sıralandı.
İddianamede röportajın içeriğine ilişkin ayrıntılı bir değerlendirme yapılmadı.
Suruç anmasına katılması da delil sayıldı
Gürbüz’ün 20 Şubat 2025’te düzenlenen Suruç anmasına katıldığı da iddianamede suçlama kapsamında gösterildi. Urfa’nın Suruç ilçesinde 20 Temmuz 2015’te, Suriye’de savaşın sürdüğü Kobani’deki çocuklara oyuncak götürmek amacıyla Amara Kültür Merkezi’nde SGDF öncülüğünde bir araya gelen 33 kişi, IŞİD’in intihar saldırısında hayatını kaybetmişti.
Bunun yanı sıra Gürbüz’ün MLKP’nin 30. kuruluş yıldönümü için düzenlenen bir etkinliğe katıldığı iddia edildi. İddianamede bu etkinliklere katılım, Gürbüz’ün örgüt adına faaliyet yürüttüğüne ilişkin değerlendirmeler arasında yer aldı.
ETHA’daki haberler suçlama gerekçesi yapıldı
İddianamenin önemli bölümünü Gürbüz’ün ETHA’daki faaliyetleri oluşturdu.
ETHA’nın sosyal medya hesaplarında örgütün Merkezi Komitesi’nin talimatlarının yayımlandığı ve MLKP’nin gerçekleştirdiği eylemlerin internet sitesinde haberleştirilerek sahiplenildiği ileri sürüldü.
Gürbüz’ün ETHA’da faaliyet yürütmesi de bu değerlendirmeler üzerinden örgüt üyeliğine delil olarak gösterildi.
Açlık grevi ve susma hakkı da iddianamede yer aldı
İddianamede Gürbüz’ün gözaltında bulunduğu sırada açlık grevi yaptığı ve bunun “örgütsel tavır” olduğu ileri sürüldü. TEM Şube Müdürlüğü’nde verdiği ifadede susma hakkını kullanması da iddianamede yer aldı.
Ayrıca Gürbüz’ün sosyal medya hesabında “örgütsel içerikli” paylaşımlar yaptığı iddia edildi.
İddianamede Gürbüz’ün “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan cezalandırılması talep edildi.
Tutuklanmasının üzerinden yaklaşık yedi ay geçen Gürbüz, 15 Eylül saat 10.00’da İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıkacak.

