- İnsan Hakları savunucusu Nimet Tanrıkulu’nun yaptığı açıklamalar nedeniyle “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davada mahkeme yetkisizlik kararı verdi. Dava Diyarbakır’da devam edecek.
- Tanrıkulu hakkındaki imza yükümlülüğü kaldırıldı, yurt dışı yasağı sürdü.
- Hâkim Tanrıkulu'nun dört avukatla temsil edilmesine izin vermedi ve avukatlara "ya içinizden biri çıksın ya da kimin çıkacağını ben seçeceğim" dedi.
İstanbul — İnsan Hakları Derneği (İHD) kurucularından ve uzun yıllardır hak savunuculuğu yapan Nimet Tanrıkulu’nun “örgüt üyeliği” iddiasıyla yargılandığı davanın altıncı duruşması bugün İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma, mahkemenin iş yükü nedeniyle planlanan saatten yaklaşık bir saat sonra başladı.
Hakim, Tanrıkulu’na Diyarbakır’da aynı suçlamayla yeni bir dava açıldığını belirterek beyanını sordu. Tanrıkulu, “Bu davanın neden ısrarla yürütüldüğünü anlamıyorum. Beraatımı istiyorum” dedi.
Duruşmada hâkim savunmanın avukat sayısını sınırladı. Hâkim, duruşmada dört avukatın bulunmasına izin vermeyeceğini, savunmanın üç avukatla sınırlandırıldığını belirtti. Avukatlar bu uygulamanın adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu ifade etti. Bunun üzerine hâkim, sınırlamanın yasadan kaynaklandığını söyleyerek, “Ya biriniz çıkın ya da ben kimin çıkacağını seçeceğim,” dedi. Bu sözlerin ardından avukat Jiyan Tosun duruşma salonundan ayrıldı.
Tanrıkulu’nun avukatı Gülizar Tuncer, “Bu duruşmada adil yargılama esaslarına uyulmuyor. Avukatlara yönelik bu tutum da bunu gösteriyor” diye konuştu.
Mahkeme, Tanrıkulu hakkında Diyarbakır’da yaptığı bir açıklama nedeniyle açılan davanın bu dosyayla daha önce birleştirildiğini hatırlattı. Ancak Diyarbakır’da aynı suçlamayla yeni bir dava açıldığını belirterek, dosyanın yetkisizlik kararıyla Diyarbakır’a gönderilmesine hükmetti.
Mahkeme, Tanrıkulu hakkındaki imza yükümlülüğünü kaldırdı, yurt dışına çıkış yasağının ise devamına karar verdi. Davanın bundan sonraki duruşmaları Diyarbakır’da görülecek.
Ne olmuştu?
Nimet Tanrıkulu, Türkiye’nin en uzun soluklu hak savunuculuğu hareketlerinden biri olan Cumartesi Anneleri/İnsanları içinde yer alan ve İnsan Hakları Derneği’nin kurucu üyelerinden biri. Tanrıkulu, 26 Kasım 2024 sabahı hakkında gizlilik kararı bulunan bir soruşturma kapsamında evi basılarak gözaltına alındı. Aynı gün Ankara’ya götürüldü.
Tanrıkulu, 29 Kasım’da Türk Ceza Kanunu’nun 314/2. maddesi uyarınca “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklandı. Aynı dosyada aralarında siyasetçi ve sendikacıların da bulunduğu 12 kişi daha gözaltına alınmıştı; bunlardan sekizi Tanrıkulu ile birlikte tutuklandı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Aralık 2024’te Tanrıkulu hakkında iddianame hazırladı. İddianame Tanrıkulu’nun geçmişteki seyahatleri, barış süreci döneminde katıldığı sivil toplum faaliyetleri ve baz istasyonu sinyalleri gibi soyut unsurlara dayandırıldı. Ankara’daki mahkeme, yetkisizlik kararı vererek dosyayı İstanbul’a gönderdi.
İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianameyi kabul etti ve davanın ilk duruşması 4 Mart 2025’te görüldü. Mahkeme, Tanrıkulu’nun adli kontrolle tahliyesine karar verdi; hakkında yurt dışı çıkış yasağı ve ayda iki gün imza verme şartı getirildi. Bu yükümlülük daha sonra ayda bire düşürüldü.

