Özgür Kaya
ADANA – Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “silahlı terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla yargılanan avukat Şiar Rişvanoğlu’nun ikinci duruşmasında, iddia makamı, tanığın ifadesini geri çekmesine rağmen "“silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla cezalandırılmasını istedi. Mahkeme, mütalaaya karşı savunma yapılması için duruşmayı 10 Nisan'a erteledi.
Adana Barosu’na kayıtlı Rişvanoğlu’nun yargılandığı davanın ikinci duruşması, mevcut heyetle görüldü. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Rişvanoğlu’nun PKK/KCK’nin “sosyal alan yapılanması” içinde yer aldığı öne sürülüyor; dosyada tanık beyanları, HTS kayıtları, MASAK raporları ve açık kaynak araştırmaları delil olarak gösteriliyor.
Tutuksuz yargılanan Rişvanoğlu’nun duruşmasına çok sayıda avukat katıldı. Duruşmada iddia makamı, önceki celsede soruşturma aşamasında aleyhte ifade veren ve başka bir dosyadan tutuklu bulunan tanık Merdan Rüştü Ovalıoğlu’nun çektiği ifadesini görmezden geldi ve kolluk ifadesine işaret ederek, Rişvanoğlu'nun “silahlı terör örgütüne üye olmak” cezalandırılmasını talep etti.
Duruşmada Rişvanoğlu'nun avukatları, tanık dinletmek istedi. Ancak, mahkeme heyeti, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler dikkate alındığında tanığın dinlenmesinin esasa katkı sunmayacağına gerekçe göstererek reddetti. Duruşmada söz alan Rişvanoğlu müdafii Ali Ekiz, müvekkilinin hangi partiye üye olduğu ve hangi siyasi çalışma içinde yer aldığının açık olduğunu belirterek, iddianamenin bu durumu tersinden ele aldığını söyledi. Ekiz, bu çelişkinin giderilmesi için tanığın dinlenmesinin zorunlu olduğunu ifade etti.
"Dosya kağıt yığınından ibarettir"
Mahkeme heyetinin mütalaaya karşı savunmasını sorması üzerine konuşan Rişvanoğlu, önceki savunmalarını tekrar ettiğini belirt.
Delil olarak sunulan unsurların hukuki olmadığını savunan Rişvanoğlu, tüm suçlamaları reddetti; iddianamede lehine hiçbir değerlendirmeye yer verilmediğini vurguladı. Rişvanoğlu, 12 Ekim 2024’te baroda yaptığı konuşmanın ardından hedef haline getirildiğini söyledi. Sosyalist ve komünist kimliğini açıkça ifade ettiğini vurgulayan Rişvanoğlu, bu nedenle gözaltına alındığını ve kendisine kumpas kurulduğunu dile getirdi.
Hakkında "PKK/KCK üyeliği" iddiasıyla dava açıldığını hatırlatan Rişvanoğlu, iddianamede adı geçen örgütle herhangi bir bağının bulunmadığını belirtti. 32 yıllık meslek hayatı boyunca hakkında çok sayıda dava açıldığını kaydeden Rişvanoğlu, yargılamaların siyasi saiklerle sürdürüldüğünü ifade etti.
Deprem sürecinde Antakya ve Samandağ’da bulunduğunu, depremzedeler için yardım topladığını belirten Rişvanoğlu, lehine olan delillerin toplanmadığını söyledi. Kürt meselesine dair duruşu nedeniyle sürekli yargılandığını dile getiren Rişvanoğlu, CMK’nin 217. maddesi uyarınca suçun maddi unsurlarının oluşmadığını belirtti.
Rişvanoğlu, "Dosya bir kağıt yığınından ibarettir, sosyalistim, kumpas kurulduğunu düşünüyorum, işçi sınıfı ve kürdistan coğrafyasında ezilenlerin yanındayım, ezilen tüm bireylerin yanında olunması yönünde bir sunum yapmıştım, açılan dava da PKK/KCK üyesi olduğum iddia ediliyor, ben devrimci işçi partisi kurucu üyesiyim, iddianamede bahsedilen örgütle bir ilişkim yoktur, benimle uğraşıldığını düşünüyorum, yine bahsettiğim konuşmayı yaptıktan sonra tehdit mektupları aldım, arabamın lastikleri patlatıldı, 32 yıldır meslek hayatımdayım, hakkımda 35 dava açıldı, sürekli yargılanıyorum, bu yargılamaların da bitmeyeceği kanaatindeyim, iddianame ve ekleri kağıt yığınından ibarettir, ileride bu kumpası yapanların da yargılanacağını düşünüyorum, görevi kötüye kullanma ve adil yargılanmayı etkilemeye teşebbüs suçlarının işlendiği açıkça ortadadır" dedi.
"Gözdağı davasıdır"
Rişvanoğlu'nu savunan çok sayıda avukat, mūtalaaya karşı savunma yapmak amacıyla süre verilmesini talep etti. Avukatlar iddia makamının esasa dair mütalaasını ilişkin beyanda bulunmak için süre talebinde bulunarak, "Bu iddianame ve mütalaa hukuksuzluktur.Bu yargılama ile Şiar Rişvanoğlu cezalandırılmaya çalışılıyor" dedi. Tanığın önceki celsede verilen ifadesi ile iddianamenin ve davanın çürütüldüğünü ifade eden avukatlar, "Bu dava tehdit ve gözdağı davasıdır" diye konuştu.
Mahkeme heyeti, avukatların taleplerini kabul ederek, duruşmayı 10 Nisan'a erteledi.

