EYLEM SONBAHAR
PEN üyesi yazar Gökhan Yavuzel'in "Sanat ve iktidar ilişkisi" yazısı nedeniyle yargılandığı davada beraatine karar verildi.
Savunmanlığını MLSA’nın üstlendiği Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN) üyesi yazar Gökhan Yavuzel’in, 31 Ocak 2021 tarihinde Gazete Davul'un internet sitesinde yayımlanan “Sanat ve iktidar ilişkisi” başlıklı yazısını sosyal medya hesabından paylaşması gerekçe gösterilerek "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" iddiasıyla yargılandığı davanın beşinci duruşması Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
Yavuzel'in katılmadığı duruşmaya avukat Muhammed Ünsal, İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.
Savcının ceza talepli esas hakkındaki mütalaasını tekrar etmesinin ardından savunma yapan avukat Ünsal, "Müvekkil kültür sanat konularında yazan bir gazetecidir. Gazeteci olması nedeniyle genişletilmiş ifade özgürlüğünden yararlanmaktadır. Söz konusu köşe yazısı da ifade özgürlüğü kapsamındaki düşünce açıklamalarıdır. Beraat kararı verilmesini talep ediyoruz" diye konuştu.
Mahkeme, yazar Gökhan Yavuzel'in "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçlamasından beraatine karar verdi.
Ne olmuştu?
Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Osmaniye İl Emniyet Müdürlüğü'ne yapılan ihbar içeriğine yer verilerek yazar Yavuzel'in dava konusu yazısında "devleti silah gücüyle yıkmanın propagandasını yaptığının" bildirildiği ve bunun üzerine soruşturma işlemlerine başlanıldığı ifade edildi.
Gazete Davul sitesinde yayımlanan yazısını sosyal medya hesabından paylaşan Yavuzel hakkında Şanlıurfa 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından yakalama emri çıkartıldığı da belirtildi.
Suçlama gerekçesi yazı içeriğinden ise şu bölüme yer verildi: "İktidar öldürme aracına dönüşmüş ve farklılıkları dışlayıp imha etme sürecinde bir diktatör doğuruyorsa o devletin sonu gelmiş demektir. Keyfivari yönetim modeli uzun ömürlü değildir ancak despotizmin farkına varmadığı; öfkesiyle meşru ve azınlıkta da olsa bilinçli, muhalif devrimci bir halk kitlesi doğmuş ve karşı hamle için uygun ve nesnel koşulları beklemektedir. Bu karşı çıkış elbette ki icap etmesi halinde iktidarın koruyucu güvenlik ve kurumlarını imha etmek için silahlı ve kanlı bir taktik doğuracak, sonu gelmez düşünülen iktidarın sonunu getirecektir."