MLSA'dan gazeteci Elif Akgül'ün tutukluluğuna itiraz: Tutuklama kararı hukuka aykırı

MLSA'dan gazeteci Elif Akgül'ün tutukluluğuna itiraz: Tutuklama kararı hukuka aykırı

MLSA Hukuk Birimi 18 Şubat’ta Halkların Demokratik Kongresi’ne (HDK) yönelik tutuklananlar arasında bulunan gazeteci Elif Akgül'ün tutuklanmasına itiraz etti. 25. Şubat’ta İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği’ne sunulan itirazda, Akgül’ün gazetecilik faaliyetleri nedeniyle hedef alındığı, hakkında somut delil bulunmadığı ve tutuklama kararının hukuka aykırı olduğu belirtildi.

"Suçlama, gazetecilik faaliyetlerinden ibaret"

İtiraz dilekçesinde, Elif Akgül’ün 13 yıldır Bianet başta olmak üzere çeşitli haber kuruluşlarında gazetecilik yaptığı ve mesleğini kamu yararına yönelik yürüttüğü ifade edildi. Akgül’ün, bağımsız bir feminist gazeteci olduğu ve herhangi bir örgütlü yapıya dahil olmadığı vurgulandı.

Dilekçede, Akgül hakkında yöneltilen suçlamaların temelinde 2011 yılında Halkların Demokratik Kongresi’ne (HDK) katılımının yer aldığı hatırlatılarak HDK'nın resmi bir siyasi platform olduğu, hakkında herhangi bir yasaklama ya da terör örgütü bağlantısına dair mahkeme kararı bulunmadığı ifade edildi. HDK’nın internet sitesinin hala aktif olması ve kamusal alanlarda faaliyet göstermesi, suçlamaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu gösterdiği savunuldu.

"Gazetecilik, suç delili olarak gösterilemez"

İtiraz dilekçesinde, Akgül’ün HDK toplantılarına katılımının gazetecilik faaliyetleri kapsamında olduğu ve bu durumun suç unsuru teşkil edemeyeceği vurgulandı. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına göre gazetecilerin kamu yararına olan toplantıları takip etme hakkının korunduğu hatırlatıldı. Akgül’ün gazeteci kimliğiyle kamuya açık toplantıları izlemesinin, örgüt üyeliği ile ilişkilendirilmesinin basın ve ifade özgürlüğüne aykırı olduğu dile getirildi.

"Delil olmaksızın tutuklama hukuka aykırıdır"

İtiraz dilekçesinde, Akgül hakkında "silahlı terör örgütü üyeliği" suçlamasına yönelik kuvvetli suç şüphesinin bulunmadığı ve delil olarak yalnızca 2011’deki HDK üyeliğine atıfta bulunulduğu ifade edildi. Ancak Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın emsal kararlarına göre, sivil toplum platformlarında yer almanın tek başına suç sayılamayacağı belirtildi.

Savcılığın iddialarında, Akgül’ün herhangi bir örgütsel faaliyete katıldığına dair somut bir delil sunulmadığı ifade edildi. Ayrıca, soruşturma kapsamında 2012 yılına ait tape kayıtlarının hukuka aykırı olarak saklandığı ve şimdi dosyaya eklenmesinin hukuki öngörülebilirlik ilkesine aykırı olduğu da dile getirildi.

"Kaçma şüphesi ve delil karartma ihtimali yok"

İtiraz dilekçesinde, Akgül’ün serbest bırakılması gerektiği yönünde önemli hukuki gerekçeler sunuldu. Akgül’ün soruşturma sürecinden haberdar olmasına rağmen mesleğini sürdürdüğü, herhangi bir kaçma teşebbüsünde bulunmadığı, sabit bir ikamet adresine ve düzenli bir yaşam biçimine sahip olduğu vurgulandı. Delillerin toplanmış olması nedeniyle delil karartma ihtimalinin de bulunmadığı ifade edildi.

Ayrıca, Akgül’ün uzun yıllardır kamuoyunun yakından tanıdığı bir gazeteci olduğu ve mesleğini açık bir şekilde sürdürdüğü hatırlatılarak, hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin ölçüsüz ve keyfi olduğu belirtildi. Tutuklama yerine adli kontrol gibi daha hafif tedbirlerin uygulanabileceği vurgulandı.

"Tutuklama, basın ve ifade özgürlüğüne saldırıdır"

Dilekçede, Elif Akgül’ün tutuklanmasının basın ve ifade özgürlüğüne ağır bir müdahale olduğu ifade edildi. Gazetecilerin kamuoyunu bilgilendirme hakkının korunması gerektiği belirtilerek, Akgül’ün gazetecilik faaliyetlerinin kriminalize edilmesinin demokratik toplum değerleriyle bağdaşmadığı kaydedildi.

Ayrıca, Yargıtay ve AİHM içtihatlarında basın özgürlüğünün demokratik toplumların temel taşlarından biri olduğu vurgulanarak, gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle yargılanmalarının sansüre ve otosansüre yol açacağı ifade edildi.

"Serbest bırakılması talep edildi"

Tüm bu gerekçeler doğrultusunda Elif Akgül’ün derhal serbest bırakılması ve hukuka aykırı tutuklama kararının kaldırılması talep edildi. Akgül’ün avukatları, gazeteci kimliği nedeniyle haksız bir şekilde hedef alındığını belirtti. 

(BA)

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.