- Oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu’nun da yargılandığı 21 sanıklı davada avukatların derhal beraat talepleri mahkeme tarafından reddedildi.
- Sanıklar gözaltı sürecinde kötü muameleye maruz kaldıklarını ve savunma haklarının kısıtlandığını anlattı; mahkeme, bu anlatımlar üzerine suç duyurusunda bulunulması yönündeki talepleri de reddetti.
- Üzümoğlu’nun “Cumhurbaşkanının da aynı şekilde boykot çağrıları bulunuyor. O zaman bu nasıl suç olabilir?” sözleri diğer sanıkların savunmalarında da öne çıktı.
- Duruşmada SEGBİS kaydı tartışma konusu oldu; dava 17 Haziran’a ertelendi.
MLSA- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu CHP’li belediye başkanlarına yönelik operasyonun ardından yapılan “boykot çağrıları”na ilişkin paylaşımlar nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında, aralarında oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu ile sosyal medya kullanıcılarının da bulunduğu 21 sanık hakkında açılan davanın ikinci duruşması İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşma, salon yetersizliği gerekçesiyle İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapıldı.
Sanıklar hakkında “kişiler arasında ayrımcılık yaparak bir kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleme” ve “basın ve yayın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçlarından ayrı ayrı 7 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
Duruşma gerilimle başladı
Duruşmanın başında avukatlar, yargılamanın sağlıklı yürütülebilmesi için duruşmanın SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile kayda alınmasını talep etti. Hâkim bu talebi reddetti. Avukatlar ayrıca tüm sanıklar hakkında derhal beraat kararı verilmesini istedi. Hâkim, “Sunmanıza gerek yok çünkü kabul etmeyeceğim” diyerek talebi önce tutanağa geçirmeyi reddetti.
Avukatların itirazı üzerine talep tutanağa geçirildi ancak mahkeme, derhal beraat talebini “yasal unsurları oluşmadı” gerekçesiyle reddetti.
Üzümoğlu: “Bu nasıl suç olabilir?”
Cem Yiğit Üzümoğlu savunmasında, “Yaşanan ihlallerde ben de tanık ve mağdur oldum. Paylaşımlarımın suç olduğunu düşünmüyorum. Cumhurbaşkanının da aynı şekilde boykot çağrıları bulunuyor. O zaman bu nasıl suç olabilir? Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum” dedi.
Hâkimin, “ ‘Teşkilat dizisinin setini basalım’ derken neyi kastettiniz?” sorusuna Üzümoğlu, bu ifadenin argo olduğunu, meslektaşlarıyla dayanışma amacı taşıdığını ve herhangi bir eyleme dönüşmediğini söyledi.
Sanıklar kötü muameleyi anlattı
Sanıklardan Aslı Yirsutimur, gözaltı sürecinde “haksız müdahalelere maruz kaldığını”, nezarethanede kötü koşullarda tutulduğunu, avukatına ulaşamadığını ve ilaçlarını alamadığı için baygınlık geçirdiğini anlattı. Bu nedenle “kendimi ifade edemedim” diyerek savunma hakkının kısıtlandığını söyledi.
Suçlamaları reddeden Yirsutimur, paylaşımlarının “nefret saiki” taşımadığını, herhangi bir kişi ya da kurumu hedef almadığını belirtti. Boykot paylaşımlarının milyonlarca kişi tarafından yapıldığını vurgulayan Yirsutimur, bu çağrıların kimseyi ekonomik faaliyetten alıkoymayı amaçlamadığını ifade etti. AİHM ve AYM kararlarına atıfla boykotun ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu hatırlatan Yirsutimur, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da boykot çağrıları bulunmaktadır. Bu beyanlar basında ve sosyal medyada yer almıştır. Cumhurbaşkanı da boykot çağrısı yaptığı için bunun bir suç olduğunu düşünmedim. Ayrıca yakın zamanda Migros işçileri için yapılan boykot eylemi başarıyla sonuçlanmıştır” dedi.
Sosyal medyada “Basel” olarak bilinen Bekir Aslan ise “Boykot yapmak ve boykot çağrısı yapmak suç değildir” diyerek, iddianamede yer alan bazı paylaşımların doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın beyanları olduğunu söyledi. Gözaltında haklarının ihlal edildiğini belirten Aslan, avukatlarıyla görüştürülmediklerini ve zorla çıkarıldıklarını ifade etti.
Sanıklardan Deniz Bulutsuz, “Savcılıktaki ifademi tekrar ediyorum. Herhangi bir kişi, kurum ya da kuruluşu hedef göstermek gibi bir amacım yoktu. Organize şekilde bir suç işlemek gibi bir niyetim asla olmadı” diyerek suçlamaları reddetti ve beraatini talep etti.
Psikiyatrist Muhammet Enes Özel ise savunmasında, “Paylaşımlarımda herhangi bir din, dil, ırk, grup, kişi ya da kurumu hedef alan nefret söylemi içeren ifadeler yer almamıştır. Mesleğim gereği böyle bir tutumda bulunmam da mümkün değildir” diyerek beraatini istedi.
Akademisyen Seyda Murat Germen, hayatı boyunca ayrımcılığa karşı mücadele ettiğini vurgulayarak, “Bu paylaşımlar için ne talimat aldım ne de talimat verdim. Boykot çağrısı yapmak suç ise bundan önceki bütün çağrıların da suç kabul edilmesi gerekirdi” dedi ve beraatini talep etti.
Yayıncı Zeynep Ocak ise davaya konu X hesabının kendisine ait olduğunu, yayınlarını bu hesap üzerinden paylaştığını belirterek, içeriklerinin açık kaynaklardan erişilebilir olduğunu söyledi. Paylaşımlarının hukukun uygulanmasına ilişkin değerlendirmeler içerdiğini ifade eden Ocak, nefret ve ayrımcılık suçlamalarını kabul etmedi.
SEGBİS tartışması
Duruşmada avukatlar ile hâkim arasında tartışma çıktı. Avukatlar, beyanlarının tutanağa eksik geçirildiğini belirterek itiraz etti ve ifadelerin SEGBİS ile kayda alınmasını istedi. Hâkim, SEGBİS çözümlerinin “uğraştırıcı” olduğunu söyledi.
Avukatların itirazlarını sürdürmesi üzerine mahkeme, SEGBİS kaydı talebini kabul etti. Duruşmaya verilen aranın ardından yargılama SEGBİS kaydıyla devam etti.
Verilen aralarla birlikte altı saatten fazla süren duruşma sonunda mahkeme, avukatların tefrik taleplerini ve kötü muamele iddiaları üzerine suç duyurusunda bulunulması yönündeki taleplerini reddetti. Duruşmaya katılmayan bazı sanıklar hakkında zorla getirme kararı verildi. Dava 17 Haziran saat 10.00’a ertelendi.

