- Halkların Demokratik Kongresi (HDK) soruşturması kapsamında 243 gün tutuklu kalan gazeteci Ercüment Akdeniz’in “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davada mahkeme beraat kararı verdi.
- Savcılık Akdeniz’in cezalandırılmasını isterken Akdeniz, yargılamanın gazetecilik faaliyetleri ve yasal siyasi çalışmalar üzerinden yürütüldüğünü söyledi.
MLSA - İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, HDK soruşturması kapsamında gözaltına alındıktan sonra 243 gün tutuklu kalan gazeteci Ercüment Akdeniz’in “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davada beraat kararı verdi.
Akdeniz, davanın dördüncü duruşmasında hakim karşısına çıktı. Bir önceki duruşmada mahkeme, savcılığın esas hakkındaki görüşünü hazırlaması için davayı ertelemişti.
Duruşmada savcılığın esas hakkındaki görüşünü celse arasında sunduğu öğrenildi. Savcı, Akdeniz’in üzerine atılı suçtan cezalandırılmasını talep etti.
“Devlet HDK ile görüşüyor, biz 14 yıl önceki fezlekeyle yargılanıyoruz”
Esas hakkındaki görüşe karşı savunma yapan Akdeniz, dosyada Terörle Mücadele Daire Başkanlığı’nın HDK’yi “örgütün legal yapılanması” olarak değerlendiren raporuna atıf yapıldığını söyledi.
Buna karşın devlet yetkililerinin ve siyasi partilerin HDK temsilcileriyle görüştüğünü belirten Akdeniz, şöyle konuştu:
“Sayın Cumhurbaşkanı, bakanlar, TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerin genel başkanları ve Meclis’te kurulan süreç komisyonlarının üyeleri açısından, Terörle Mücadele Daire Başkanlığı tarafından ‘HDK yöneticileri ve sözcüleriyle görüşmeyin, temas kurmayın’ şeklinde herhangi bir uyarı yapılmış mıdır?”
Akdeniz, devletin üst düzey temsilcilerinin HDK temsilcileriyle görüştüğünü, buna rağmen yıllar önceki faaliyetlerin suçlama konusu yapıldığını söyledi.
“Devletin en üst katında bu kişiler suç unsuru olarak görülmemiş. Bugün böyle bir tablo varsa, 14 yıl öncesine dayanan, uydurma ve kumpas niteliğindeki bir fezleke üzerinden biz nasıl yargılanabiliyoruz?” dedi.
HDK’nin faaliyetlerini açık şekilde sürdürdüğünü belirten Akdeniz, soruşturma ve yargılama süreçlerinde HDK yöneticileri ve sözcüleri hakkında çok sayıda beraat kararı verildiğini söyledi.
Akdeniz, “HDK’nin binaları açık mı? Açık. İnternet sitesi açık mı? Açık. Açıklamalar yapıyorlar mı? Yapıyorlar” dedi.
“Bu yargılama Emek Partisi faaliyetlerinin yargılanmasına dönüştü”
Dosyadaki delillerin Emek Partisi (EMEP) faaliyetlerinden oluştuğunu söyleyen Akdeniz, “Bu yargılama esasen Emek Partisi’nin faaliyetlerinin yargılanmasına dönüşmüş durumda” dedi. Partinin yasal bir siyasi parti olduğunu hatırlatan Akdeniz, EMEP’in 2014 yılında aldığı kararla HDK’den ayrıldığını belirtti. Bu nedenle HDK’nin EMEP’e talimat verdiği yönündeki iddiaların gerçek dışı olduğunu savundu.
Dosyada yer alan telefon kayıtlarının tamamının Emek Partisi içindeki görüşmelerden oluştuğunu söyleyen Akdeniz, savcılığın görüştüğü kişileri tanık olarak mahkemeye çağırmadığını ifade etti.
“Eğer gerçekten burada suç unsuru olduğu düşünülüyorsa, tapelerde ismi geçen ve benim görüştüğüm kişilerin mahkemeye çağrılması gerekirdi. Ancak iddia makamı bu kişileri çağırma cesareti göstermedi” dedi.
“Kitap isimlerini bile doğru aktaramayan fezlekeye dayanılıyor”
Dosyada iki kitabın örgütsel doküman gibi gösterildiğini belirten Akdeniz, fezlekenin güvenilirliğini sorguladı. Akdeniz, “‘Faşizme Karşı Beleştepe’ gibi absürt bir isimde kitap adı ile ‘Sovyetler Birliği’ isimli bir kitap, MLKP ile ilişkilendirilerek fezlekeye ve mütalaaya girmiş. Böyle hataların yapıldığı bir fezleke ve iddianame için benden özür dilenecek mi?” diye sordu.
“Kitap isimlerini bile doğru aktaramayan bir fezleke ne kadar güvenilir olabilir? Bu fezlekeye dayanan iddianame ne kadar güvenilir olabilir? Aynı kaynaklara dayanan görüş ne kadar güvenilir olabilir?” diye sorularına devam eden Akdeniz ayrıca, telefon kayıtlarında yer almayan bazı ifadelerin fezleke, iddianame ve savcılık görüşüne eklendiğini ifade etti.
“Benim iki örgüt üyeliğim var: Gazeteciler sendikaları”
Mayıs 2023’ten bu yana herhangi bir siyasi parti üyeliğinin bulunmadığını söyleyen Akdeniz, kendisinin yalnızca DİSK Basın-İş ve Türkiye Gazeteciler Sendikası üyesi olduğunu belirtti.
Silahlı örgüt üyeliği suçlamasını reddeden Akdeniz, “Benim tek silahım kalemimdir, objektifimdir, mikrofonumdur. Ben gazeteciyim” dedi.
Yargılamanın yalnızca kendisini değil, basın ve ifade özgürlüğünü de ilgilendirdiğini belirten Akdeniz, beraatini talep etti.
“Sekiz ay özgürlüğümden mahrum bırakıldım. Evim basıldı. Ailem bu süreçten etkilendi. Çocuğum bu süreci yaşamak zorunda kaldı” diyen Akdeniz, insanların somut delil olmadan yargılanmaması gerektiğini söyledi.
Mahkeme beraat kararı verdi
Savunmaların ardından mahkeme duruşmaya ara verdi. Aranın ardından kararını açıklayan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, gazeteci Ercüment Akdeniz’in beraatine hükmetti.
Ne olmuştu?
Gazeteci ve yazar Ercüment Akdeniz, Halkların Demokratik Kongresi’ne yönelik operasyon kapsamında 18 Şubat’ta gözaltına alındı ve 22 Şubat’ta tutuklandı.
Akdeniz hakkında “örgüt üyeliği” suçlamasıyla dava açıldı. Yaklaşık sekiz ay, toplam 243 gün tutuklu kalan Akdeniz, 23 Ekim’de tahliye edildi.
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın dördüncü duruşmasında mahkeme, Akdeniz’in beraatine karar verdi.

