- BirGün muhabiri İsmail Arı, yaptığı haberler nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşmasında tahliye edildi.
- Mahkeme, 75 gündür tutuklu bulunan Arı’nın delil karartma şüphesinin bulunmadığı gerekçesiyle tahliyesine karar verdi.
Büşra Genel
BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında yaptığı haberler gerekçe gösterilerek “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşmasında tahliye edildi.
Bayram ziyareti için bulunduğu Tokat’ın Turhal ilçesinde 22 Mart Pazar günü gözaltına alınmasının ardından tutuklanan ve 75 gündür cezaevinde bulunan Arı bugün (5 Haziran 2026) ilk kez hakim karşısına çıktı. 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmesi planlanan duruşma, salonun küçük olması nedeniyle yapılan itiraz üzerine yaklaşık bir saatlik bekleyişin ardından 15. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görüldü.
Duruşmayı çok sayıda avukat, milletvekili, gazeteci ve Arı’nın destekçileri izledi. Arı, mahkeme salonuna alkışlar eşliğinde getirildi.
Arı, savunmasına başlamadan önce sözlerinin bağlamından koparılmaması için Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) kaydının açılmasını talep etti. Mahkemenin ilk aşamada talebi reddetmesinin ardından yapılan itirazlar üzerine kayıt açıldı ve Arı savunmasına başladı.
Arı savunmasında, “Bir tutuklu gazeteci olarak mahkemenin huzurundayım. Buraya sadece kendimi savunmak için değil, tüm gazetecileri savunmak için geldim. Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen basın kartına sahibim. 75 gündür yatarı olmayan bir suçlama nedeniyle cezaevindeyim. Sadece 58 satırlık bir iddianame nedeniyle cezaevindeyim. 75 gündür kapasitesinin çok üzerinde kişinin kaldığı bir koğuşta yerde yatıyorum” dedi.
Gözaltına alındığı sırada ve sonrasında yaşadıklarını anlatan Arı, polislerin hâkim kararı olmadan telefonuna el koyduğunu söyledi. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne getirildikten sonra çıplak aramaya maruz bırakıldığını öne süren Arı, bu işlemi uygulayan polisler hakkında şikâyette bulunduğunu belirtti.
Soruşturma dosyasında yer alan videonun yayımlanmasından 65 gün sonra suçlama konusu yapıldığını ifade eden Arı, “Bayramın ikinci günü ziyaret için bulunduğum Turhal ilçesinde gözaltına alındım. Kolluk beni neden eşimin ailesinin evinde arıyor? Usulsüz bir şekilde telefon baz sinyallerime bakıldığını düşünüyorum. Bununla ilgili mahkemenizden suç duyurusunda bulunmasını talep ediyorum. Jandarma ve polis tarafından, bir suç örgütü liderine operasyon düzenlenir gibi eşimin akrabalarının evine operasyon yapıldı” dedi.
İddianamede yer alan değerlendirmelerin kendisi gözaltındayken yazıldığını söyleyen Arı, “Söz konusu videoda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ailesi rahatsız olmamış, iddia makamı rahatsız olmuş. İddianamede ‘muhtemel’ ifadeleri yer alıyor. Ben bu yüzden 75 gündür cezaevindeyim” diye konuştu.
Yunus Emre Vakfı’ndaki yolsuzluk iddialarına ilişkin yaptığı ve ödül alan haberler nedeniyle yargılandığını belirten Arı, savunmasını şu sözlerle tamamladı:
“Size şaşıracağınız bir şey söyleyeceğim. Yunus Emre Vakfı davasını siz yürüttünüz Sayın Hâkim. Ben, izlediğim ve haberleştirdiğim dava nedeniyle bugün yargılanıyorum. Yunus Emre Vakfı’na ilişkin haberimle üç ayrı ödül aldım. Bu ülkede gazetecilik yapma hakkımı kullanıyorum. Halk için gazetecilik yaptım. Çok fazla tehdit edildim ama gazetecilik yapmaya devam ettim. Tutuklanınca insanların bunun farkında olduğunu gördüm. Tutukluluğuma itiraz etmek için çeşitli eylemler gerçekleştirildi. Ben gazetecilik yaptım, bu yüzden cezalandırıldım. Bana yapılanları sağır sultan duydu, yargı organları duymadı. Gazetecilik suç değildir. Derhal beraatimi talep ediyorum.”
Arı’nın ardından söz alan avukatı Kerem Altıparmak, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinin gazetecileri hedef alan bir maddeye dönüştürüldüğünü savundu.
Dosyada herhangi bir şikâyet ya da somut belgenin bulunmadığını belirten Altıparmak, “Gözaltına alındığında savcıyı bile göremedik. Soruşturma konusu yapılan görüntüleri de görmedik. 217/A maddesi gösteriliyor ama gerçekler nerede? Hiçbir yerde görünmüyor. Gerçeğe aykırı bir şey söylendiği iddia ediliyor ancak bunun ne olduğu açıklanmıyor. Görüntüler izlense, iddianamenin gerçeklikten ne kadar uzak olduğu ortaya çıkacak” dedi.
Savcı, esas hakkındaki görüşünde delillerin henüz tam olarak toplanmadığını ve kuvvetli suç şüphesinin bulunduğunu belirterek tutukluluğun devamını talep etti.
Ara kararını açıklayan mahkeme, Arı’nın delil karartma şüphesinin bulunmadığı gerekçesiyle tahliyesine karar verdi.

