Duruşma Haberleri

Saraçhane davasında beraat kararı: Hakimden işkence ve kötü muamele iddiaları için suç duyurusu

Saraçhane davasında beraat kararı: Hakimden işkence ve kötü muamele iddiaları için suç duyurusu

 

  • İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan eylemler kapsamında 25 Mart 2025’te Saraçhane’de düzenlenen mitinge katıldıkları gerekçesiyle yargılanan 49 kişi hakkında beraat kararı verildi.
  • Mahkeme ayrıca duruşmada dile getirilen işkence ve kötü muamele iddiaları hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

Rabia Çetin

MLSA - Davanın üçüncü duruşması, salon kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapıldı ve yaklaşık 20 dakika gecikmeli başladı. Sanıklar, “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” iddiasıyla yargılanıyordu. Bu dosya kapsamında gözaltına alınıp “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan tutuklanan 14 öğrenci farklı tarihlerde tahliye edilmişti. 

Duruşmada bazı sanıklar ve avukatları hazır bulundu. Kimlik tespitinin ardından söz alan sanık avukatları, iddianamenin hukuka aykırı olduğunu ve delillerin usule uygun toplanmadığını savundu.

Sanıklardan Emir Sayar’ın avukatı, “Anayasal bir hak valilik kararıyla kriminalize edilmiş, eylemcilere her türlü kötü muamele uygulandı. Gösteri ve yürüş yasağı hukuka aykırı, yakalamalar sırasında kişilere feci şekilde şiddet uygulandı. Vatan Emniyeti’ndeki gözaltı şartları insan onuruna aykırıdır. Hayati bir sağlık sorunu bulunan kişiye ilaçlarının saatlerce verilmemesi, 4 gün boyunca her türlü kötü muamele ve İfade alınma yöntemi hukuka aykırıdır. Duruşma sonunda bu konuda suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyoruz. İddianamenin kendisi de hukuka aykırıdır. İddianamenin bu şekilde kabul edilmesi CMK’ya aykırıdır. İddianameye konan görüntüler kesilip biçilmiş, polis işkence yaptığı kısımları kesmiştir. Bu deliller hukuka aykırıdır” dedi.

Aynı avukat, “Hukuka aykırı deliller dosya çıkarılmalı ve derhal beraat kararı verilmelidir. İstanbul Valiliği’nin yasaklama kararının iptal edilmesiyle birlikte suçun unsuru oluşmadığı açıktır. Önceki celse sanıklar kötü muameleyi ve işkenceyi anlattı, bunlar mahkemenize ihbardır. Mahkemeniz bu ihbarları dikkate alıp suç duyurusunda bulunmalıdır” diye konuştu.

Daha önce tutuklanan ve sonrasında tahliye edilen Emir Sayar ise savunmasında sağlık durumuna dikkat çekti. “Düzenli olarak ilaç almam gereken hayati bir hastalığım var. Cezaevine girdiğimde ilaçlarım 5-6 gün boyunca verilmedi. Avukatlarım cezaevi idaresiyle görüştüğü halde verilmedi. Bayram tatili nedeniyle doktor kontrolüne götürülmedim. Bu nedenle tutuklu bulunduğum sürece tek başıma hücrede kaldım. Cezaevinde yine bayram tatili nedeniyle hijyen ürünleri ve suya dahi erişemedim. Cezaevindeki görevliler ilaçlarımı istediğim için sürekli hücreme gelip kötü muamelede bulunuyordu” dedi.

Sayar’ın avukatı da “Emniyet aşamasında sağladığımız ilaç kaybedildi. Cezaevinde 13 gün boyunca hücrede tecrit edildi. Hayati hastalığına rağmen 5 gün boyunca ilacı verilmediği için oluşan sağlık sorunları nedeniyle yeniden tedavi görmek zorunda kaldı” ifadelerini kullandı.

Sanıklardan Muharrem Uyanık ise olay günü eyleme katılmadığını belirterek yaşadıklarını şöyle anlattı: “Fatih’te yaşıyorum. Olay günü Yenikapı’da restoranda yemek yedikten sonra taksi bulamadığım için yürüyerek evime gitmeye çalıştım. O sırada polis göstericileri kovalarken polis ve bekçi üstünle atlayıp beni yere yatırdılar. Kafama bastılar. O halde baygınlık geçirdim, yüzüme su dökünce uyandım. Ters kelepçeyle beni sürükleyerek polis otosuna bindirdiler. Emniyette aileme haber verilmesini istediğimde telefon hakkımın olmadığını söylediler. Haber verilmediği için ailem kayıp başvurusunda bulunduğu için gözaltına alındığımı öğrendi.”

Uyanık, “4 gün gözaltında kaldım. Tuvalet ihtiyacımızda bile kapıyı açmıyorlardı. Yemek olarak kuru ekmek ve tarihi geçmiş yemek veriliyordu. Herkes gözaltında olduğu için yerlerde yatıyorduk. Süreçten dolayı mağdur edildim. Adalet talep ediyorum ve beraatımı talep ediyorum” dedi. Avukatı ise müvekkilinin “yanlış zamanda yanlış yerde” bulunduğunu belirterek beraat talep etti.

Sanıklardan Ömer Çelebi de olay günü bölgede çalıştığını ve merak ederek alana gittiğini söyledi. “Asansör bakım şirketinde çalışıyordum. Olay günü o mahallede çalışırken Saraçhane’deki olayı dolayı duydum. Merak edip olay yerine gittim. Alanı terk ederken tramvay durağında ters kelepçeyle gözaltına alındım. Vatan Emniyet’te kötü muameleye maruz kaldık. Aileme haber verilmediği için ailem öldüğümü düşündü. Suçlamaları kabul etmiyorum, beraatımı talep ediyorum” dedi.

Çelebi’nin avukatı, müvekkillerin alan dışında gözaltına alındığını ve suçun unsurlarının oluşmadığını savundu. Oğuzhan Özcan’ın avukatı da tüm sanıklar açısından beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtti.

Tüm sanık ve avukatlarının savunmalarının tamamlanmasının ardından esas hakkındaki görüşü sorulan savcı, suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek tüm sanıkların ayrı ayrı beraatini talep etti.

Mahkeme, son sözlerin alınmasının ardından kararını açıkladı. Buna göre 49 sanığın tamamının beraatine hükmedildi. Mahkeme ayrıca duruşmada dile getirilen işkence ve kötü muamele iddiaları hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.