Haberler

Savunma Yargılanıyor: Savcı, baro sicil numarasından ‘örgüt üyeliği’ çıkardı

Savunma Yargılanıyor: Savcı, baro sicil numarasından ‘örgüt üyeliği’ çıkardı

DENİZ TEKİN

Diyarbakır ve çevre illerde altı ay önce polis baskınıyla gözaltına alınan 25 avukat hakkındaki soruşturmalar sürüyor. Soruşturma kapsamında ilk iddianame S.Ş. hakkında “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla hazırlandı; üniversitesi diploması, baro kaydı, ifadesine girdiği müvekkiller ‘örgüt üyeliği’ suçlamasının delili oldu. Avukat S.Ş. bu davanın savunmaya yönelik bir saldırı olduğunu belirtti.

Geçen Nisan ayında Diyarbakır, Mardin, Batman, Şanlıurfa ve Malatya barolarına kayıtlı 25 avukat, ev ve avukatlık bürolarına yapılan polis baskınlarıyla gözaltına alınmış, Diyarbakır Barosu’na kayıtlı dört avukat tutuklanmıştı. Gözaltına alınan 25 avukat arasında yer alan S.Ş. hakkında, “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla iddianame hazırlandı. Yaptığı avukatlık hizmetiyle “örgüt ile organik bağ” kurmakla suçlanan S.Ş. hakkındaki deliller açık tanık ifadesi, üniversite diploması, baro sicil numarası ve avukatlığını yaptığı kişiler gösterildi.

İddianamenin büyük bir bölümü etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini söyleyen itirafçı tanık Ümit Akbıyık’ın polise verdiği ifadelerden oluşuyor. Etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadesinde HDP ve BDP’nin gençlik meclislerinde çalıştığı söyleyen Akbıyık’tan iddianamede, “PKK ve KCK adına faaliyet yürüten şahıs” olarak bahsedildi. Akbıyık’ın iddianameye “tanık” olarak yansıyan ifadesinde, hak temelli faaliyet yürüten dernek, vakıf, meslek örgütü ile sendika, siyasi partiler, basın ve yayın kurumlarının “örgütle bağlantılı” olduğunu etti.

Avukatın danışmanlık görevi suç olarak gösterildi

İddianamede, 2018-2022 yılları arasında, “örgütün gençlik yapılanmasında” faaliyet yürüttüğünü iddia eden Akbıyık’ın “örgüt talimatları” ile hareket etmekle suçladığı avukatların, “örgütsel faaliyetlerden” dolayı gözaltına alınan kişilere “ücretsiz olarak avukatlık” yaptığını öne sürüldü. Avukatların, gözaltında olan kişilere, “ne şekilde ifade vermeleri gerektiğini” söylediğini, etkin pişmanlıktan yararlanmalarına engel olduklarını savunuldu.

Akbıyık, daha önce defalarca gözaltına alındığını ve suçladığı avukatların kendisinin de ifadesine girdiğini söylediği belirtildi. Avukatların, polis operasyonlarında yakalanmayan firari kişilerin dosyalarıyla ilgili bilgi vererek, bunun karşılığında para aldığını ileri sürüldü. Avukatların cezaevinde tutukluların serbest bırakılması için yaptığı basın açıklaması, katıldığı eylemlerin “örgüt talimatıyla yapıldığı” öne sürüldü.

İddianamenin delilleri: Baro kaydı, sicil numarası, üniversitesi diploması

İddianamenin devamındaki ifadelerinde Akbıyık, örgütün “dış koordinasyonuna” bağlı olduğunu ileri sürdüğü avukatların, Özgürlük için Hukukçular Derneği’nin (ÖHD) çatısı altında bir araya gelerek “örgütsel faaliyetlerine legal görünüm” kazandırdığını savundu. Akbıyık’ın hakkında ifade verdiği avukat S.Ş ile ilgili yapılan araştırmalarda ÖHD üyesi olduğunun tespit edildiği belirtildi. İddianamede, avukat S.Ş’nin Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduğunu gösteren diploması, Diyarbakır Barosu’na kayıtlı olması ve avukatlık sicil numarası iddianame suç delili olarak yer aldı.

İddianamenin devamında Ümit Akbıyık’ın verdiği ifadelerde doğrultusunda yapılan araştırmalarda, avukat S.Ş’nin 2019 ile 2020 yılları arasında gözaltına alınan V.Ç., M.Y. ile hakkında yakalama kararı olan A.O’nun Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki ifadelerine avukat olarak katılması örgüt üyeliği suçlamasının delili olarak gösterildi. İddianamede avukat S.Ş’in soruşturma aşamasında verdiği ifadelere yer verilmedi.

“Avukatlık hizmetiyle örgütle bağ kurdu”

İddianamede, “KCK,–Sözde-Hukuk/Yargı sistemi içerisinde Avukatlık/Savunma Mekanizmasının” örgüte destekleyen avukatlar tarafından yapılandırıldığı ileri sürüldü. Avukat S.Ş’nin hem bu yapılanmada yer aldığını hem de örgütün, “cezaevi yapılanması olan dış koordinasyonunda” faaliyet yürüten avukatlardan olduğu iddia edildi. S.Ş’nin, PKK ve KCK örgütüyle ilgili suçlar nedeniyle haklarında işlem yapılan şüphelilere örgüt üyelerinin talimatıyla, “avukatlık hizmeti sunduğu” ve bu şekilde “örgütle organik bağ kurarak örgüt adına sürekli faaliyette bulunduğu, bu bağlamda PKK silahlı terör örgütü üyesi olduğu” savunuldu.

İddianameyi kabul eden Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın ilk duruşmasının 15 Şubat 2024’te görülmesine karar verdi.

“Avukat müvekkil ilişkisi kriminalize edildi”

Kakkında hazırlanan iddianameyi değerlendiren avukat S.Ş., davanın Birleşmiş Milletler’in kabul ettiği Avukatların Rolüne Dair Temel Prensipler olan Havana Kurulları’na aykırı olduğuna söyledi. Bu davayla avukatın müvekkiliyle özdeşleştirildiğini, avukat ve müvekkil ilişkisinin kriminalize edildiğini ifade etti. İddianamedeki suçlamaların ve tanık ifadelerin asılsız olduğunu dile getiren avukat, müvekkilleri, aileleri ve yakınlarının talebi üzerine ifadelere girdiğini ve arama kayıtlarına bakıldığında bunun görüleceğini belirtti. İfadelerine girmekle suçlandığını müvekkillerinin tutuklanmadığı, polisteki ifadelerinin ardından serbest bırakıldığını da sözlerine ekledi.

Avukat. S.Ş., Ümit Akbıyık kendisine vekalet verdiğini, itirafçı olmadan 6 ay önce kendisini azlettiğinin bilgisini verdi. Gözaltındaki bir kişiye avukatın CMK’de haklarını hatırlatmasının iddianamede suç sayıldığını aktaran avukat, polisin ifade işlemlerine başlamadan önce bu hakları okuduğunu anımsattı.

“Siyasi nedenlerle gözaltına alınanlar avukatsız bırakılmak isteniyor”

Bu davanın amacının, politik ve siyasi faaliyetleri nedeniyle yargısal tehdit ve baskı altında olan kişilere avukatlık desteği verilmesinin kriminalize etmek olduğunu dile getiren Avukat S.Ş. şunları söyledi:

“Bununla avukatlar savunmanlık yapamaz hale getirilmek, siyasi nedenlerle gözaltına alınanlar avukatsız bırakılmak isteniyor. Avukatlar, savundukları müvekkilleri nedeniyle yargı tehdidi ve baskısı altında kalacak. Bu savunmaya yönelik bir saldırı, müdahaledir. Bunun aksini kimse iddia edemiz. Bu davalar, avukatların otokontrol geliştirmesine neden olacak, siyasi dosyaları katılmak istemeyecekler. Savunuculuk faaliyetlerini etkin bir şekilde yerine getiremeyecekler.”

Ne olmuştu?

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Diyarbakır Terörle Mücadele Şubesine giderek etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini söyleyen itirafçı tanık Ümit Akbıyık’ın verdiği ifadeler üzerine başlattığı soruşturma kapsamında 216 kişi için gözaltı kararı verilmişti. 25 Nisan 2023’te 20 ilde yapılan ev baskınlarında aralarında gazeteci, avukat, siyasetçi, sanatçı, siyasetçi, sivil toplum ve meslek örgütlerinin üye ve yöneticilerinin bulunduğu 200’e yakın kişi gözaltına alınmıştı.

Gizlilik kararı verilen soruşturmada gözaltına alınanlar arasında Diyarbakır Barosu’na kayıtlı 19, Mardin Barosu’na kayıtlı 3, Batman Barosu’na kayıtlı 2, Şanlıurfa Barosu’na kayıtlı 1 avukat olmak üzere toplam 25 avukat da bulunuyordu. Avukatların ev ve büroları ile Özgürlük için Hukukçular Derneği Genel Merkezi yapılan aramalarda avukatların bilgisayar, telefon ve dava dosyalarına el konuldu.

Avukatlara, örgüt talimatıyla dava dosyalarına bakıp bakmadıkları, ifadelerine girdikleri kişileri tanıyıp tanımadıkları “PKK/KCK'nin talimatıyla mı müdafi olarak bulundunuz? Bu avukatlık hizmetinden ne kadar ücret aldınız? …. İsimli şahısların beyan vermemesi için baskıda bulundunuz mu?" şeklinde sorular sorulmuştu. 24 avukat hakkındaki soruşturma devam ediyor.

Gözaltına alınan avukatların 21’i adli kontrol kararıyla serbest bırakılırken, “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanan 4 avukat ise 20 günlük tutukluluğun ardından yapılan itiraz üzerine serbest bırakıldı. Avukatlarla birlikte en az 56 kişi tutuklanmıştı. 

Aynı soruşturmada gözaltına alınan gazeteci Abdurrahman Gök, Beritan Canözer, Mehmet Şah Oruç tutuklanırken Hakkı Boltan, Ferhat Çelik, Ahmet Kanbal, Osman Akın, Kadri Esen, Mehmet Yalçın, Mıkail Barut, Salih Keleş ve Kadir Bayram ise serbest bırakılmıştı.

Diyarbakır Barosu'nun gözaltına alınan avukatlar raporu:

 

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.