Eski TÜSİAD Başkanı Orhan Turan ile TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras’ın genel kurul konuşmaları nedeniyle yargılandıkları davada karar çıktı. Mahkeme iki ismi “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezasına çarptırdı. Hükmün açıklanması geri bırakıldı.
Rabia Çetin
Eski Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Orhan Turan ile TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras hakkında açılan davanın dördüncü duruşması İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Turan ve Aras, 13 Şubat’ta TÜSİAD genel kurulunda yaptıkları konuşmalar nedeniyle gazetecilik meslek örgütlerinin "Sansür Yasası" olarak tanımladığı “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “zincirleme şekilde yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlamalarıyla yargılandı.
Duruşmaya Turan ve Aras ile çok sayıda avukat katıldı.
Kimlik tespitinin ardından savcı, önceki celsede sunduğu esas hakkındaki görüşü tekrar ederek iki ismin “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “zincirleme şekilde yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlarından cezalandırılmasını talep etti.
Aras: “Ortada suç kastı yok”
Esas hakkındaki görüşe karşı ilk savunmayı Ömer Aras yaptı. Konuşmasının bağlamından koparıldığını belirten Aras şöyle konuştu:
“Ortada ne suç kastı ne de suç teşkil eden bir eylem vardır. Suçlamaya konu edilen cümleler bağlamından koparılmıştır. Konuşmamın ana teması ekonomik kalkınmadır. Suçlamaya konu edilen cümleler ekonomi ile hukuk arasındaki bilimsel bağdır.”
Aras, konuşmasının yargıyı etkileme veya kamuoyunda korku yaratma amacı taşımadığını söyledi ve beraatini talep etti.
Avukat: “İfade özgürlüğü kapsamında”
Aras’ın avukatı Naim Karakaya da konuşmanın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“İfade özgürlüğüne ilişkin yargılamalarda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında da belirtildiği gibi, bir konuşmanın parça parça değerlendirilmesi hukuki değildir. Konuşma metni bağlamından koparılarak suç konusu yapılmıştır” dedi.
Karakaya ayrıca konuşmanın bir derneğin genel kurulunda, üyelerine hitaben yapıldığını söyledi ve müvekkilinin beraatini istedi.
Aras’ın bir diğer avukatı İsmail Hakkı Başaran da konuşmada yargılamayı etkilemeye yönelik bir ifade bulunmadığını savundu. Başaran, “Hukuk yalnızca adliyenin konusu değildir, bütün ülkenin konusudur. Ekonomi ile hukuk arasında ayrılmaz bir bağ vardır” dedi.
Turan: “Suçlamaları kabul etmiyorum”
Orhan Turan da savunmasında suçlamaları kabul etmedi. Turan şöyle konuştu:
“Tek gayem ülkemizin daha müreffeh bir seviyeye gelmesine katkıda bulunmak. Ömrünü ülkesinin refahına adamış ve hukukun üstünlüğüne inanan biri olarak savcının suçlamalarını kabul etmiyorum.”
Turan’ın avukatı Köksal Bayraktar ise konuşmanın yorum niteliğinde olduğunu savundu. Bayraktar, iddia makamının gerçeğe aykırılığı ispatlayamadığını belirterek müvekkilinin beraatini talep etti.
Savunmaların ardından mahkeme kararını açıkladı. Mahkeme, Orhan Turan ve Ömer Aras’ın “adil yargılamayı etkileme” suçundan ayrı ayrı beraatine karar verdi.
Mahkeme iki ismi “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan ise ayrı ayrı 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezasına çarptırdı.
Mahkeme ayrıca her iki isim hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verdi.

