Duruşma Haberleri

1 Mayıs davasında tüm sanıklar tahliye edildi

1 Mayıs davasında tüm sanıklar tahliye edildi

 

ÇİÇEK TAHAOĞLU 

İstanbul’daki 1 Mayıs eylemi gerekçesiyle 25’i tutuklu 30 kişinin yargılandığı davanın ilk duruşmasında tüm tutuklu sanıklar tahliye edildi.

İstanbul'da 1 Mayıs 2024’te Saraçhane’den Taksim'e yürümek isteyenlere yönelik sonraki günlerde yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 30 kişi hakkında “görevi yaptırmamak için direnme”, “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama”, “kasten yaralama” ve “kamu malına zarar verme” iddialarıyla açılan dava bugün (17 Temmuz 2024) İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başladı.

25’i tutuklu toplam 30 sanık, 20’nin üzerinde avukat, tutuklu sanıklara eşlik eden 20’nin üzerinde jandarma personeli ve az sayıda gazeteci duruşma salonunda hazır bulundu. Salonun kapasitesi yeterli olmadığı için izleyiciler ve sanık yakınları duruşmaya alınmadı.

Yaklaşık 8 saat süren duruşmanın ardından, tamamın öğrencilerden ve işçilerden oluşan tüm sanıklar tahliye edildi. Bir sonraki duruşma 25 Aralık 2024’te görülecek.

Sanıklar: Eğitim hayatımız engelleniyor

Duruşma İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi’nin salonu küçük olduğu için İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nin salonunda görüldü. Ancak bu salon da 30 sanıklı bir dava için yetersiz kaldı. Salona çok sayıda sandalye taşındı ve hem sanıklar hem de onlara eşlik eden jandarma personeli için yer açıldı. Salona sadece müdafii avukatlar ve basın mensupları alındı.

Kimlik tespitinin ardından alfabetik sırayla sanıkların savunmasına geçildi. Sanıklar mahkemeye anayasal haklarını kullanarak 1 Mayıs’ı kutlamak için sokağa çıktıklarını, ancak hem eylem hem gözaltı sırasında hukuksuz ve ölçüsüz müdahale ve şiddete maruz kaldıklarını anlattı.

Çoğunluğu 20’li yaşlarında olan sanıklar, tutukluluk sebebiyle eğitim hayatlarının engellendiğini, KHK burslarını ve işlerini kaybettiklerini, kirada oturdukları evlerden çıkarıldıklarını ve zarar gören tarafın kendileri olduklarını söylediler.

Öğrencilerin çoğu, bu dönem vize ve final sınavlarına giremediklerini söylerken, cezaevinden sınava gitmek için ödemeleri gereken bir günlük nakil ücretinin, bir aylık KHK bursuna bedel olduğunu (2000 lira) belirtti.

Ayrıca birçok sanık, delil olarak dosyada bulunan fotoğraflardaki kişinin kendisi olmadığını ifade etti. Fotoğrafların birçoğunun suç içermediğini, bir kısım fotoğrafta ise sadece bir insan siluetinin görüldüğünü vurguladılar.

Avukatlar da fotoğraflardaki kişilerin teşhis edilmesi için incelenmesini talep etti. Hakim, bu talebi kabul etti.

Twitter’da “Basel” mahlasıyla tanınan bir öğrenci ise görüntülerdeki kişinin kendisi olduğunu söylerken “Özgür Özel'in çağrısının ardından Anayasal hakkımı kullanmak için Saraçhane’ye gittim. Üzerime plastik mermi sıkıldığı için kendimi savunmak amacıyla görüntülerdeki sahneler oluştu. Ardından polisler tarafından darp edildim ve darp raporu aldım. Asıl mağdur olan benim. Kamu malına zarar vermedim. 1 Mayıs’ta Taksim’e yürümek için oradaydım” dedi.

Savcı, tutukluluğun devamını istedi

Sanıkların savunmalarının ardından, savcı sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesi yönünde görüş bildirdi.

Avukatlar, sanıkların yargılandığı suçlamanın ev baskını ve tutuklama önlemi gerektiren bir suç olmadığını, buna rağmen iki buçuk aydır tutuklu yargılandıklarını belirtti.

Avukat Meral Hanbayat “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet suçlamasına uymayacak şekilde elektroniklerine el konuldu. Sanki örgüt soruşturması yapılıyor. Hapse bile girmeyecekleri suçlamadan bu insanlar tutuklandı. Kanunilikten bu kadar nasıl uzaklaşıldığını izliyoruz. (Hakime) Buna önce sizlerin karşı çıkması gerekiyor” dedi.

Avukat Yunus Emre Işık da “Üzerlerine atılı suçun yatarı bu kadar değil. 2911 sayılı kanun ete kemiğe bürünüp insan olsaydı ve sokaktan geçen biri onu bıçaklasaydı 2,5 ay yatmazdı” dedi. Müvekkillerin tutuklu yargılanmasının hukuki değil, siyasi bir karar olduğunu ifade etti.

Avukatlar: 1 Mayıs, AYM kararına rağmen yasaklanamaz

Avukat Erman Öztürk, 1 Mayıs eyleminin “yasadışı” ilan edilmesine değindi ve eylemlerin yasadışı ilan edildiği durumlarda “işçi sınıfının  hakların yasalaşmasını sağlayanlar” olduğunu söyledi.1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamanın sembolik önemini anlatan Öztürk, 2012’de 1 Mayıs’ta Taksim’de iki milyon kişi olduğunu hatırlattı. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 1 Mayıs kararına da değinen avukat Öztürk, “AYM’nin bu kararı nasıl polisleri bağlamıyor” diye sordu, polislerin kanunsuz bir emri yerine getirdiğini ifade etti.

AYM, 12 Ekim 2023'te aldığı ve 15 Aralık 2023'te Resmi Gazete'de yayımlanan kararında, Taksim Meydanı'nda 1 Mayıs kutlamalarının engellenmesinin gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine hükmetmişti.

Avukat Siyabend Dunlayıcı, AYM kararına rağmen “keyfi ve siyasi bir kararla” 1 Mayıs eyleminin yasaklandığını ve aslında Vailiğin herhangi resmi bir yasaklama kararı yada duyurusunun bulunmadığını söyledi. Fatih Kaymakamlığı’nın 1 Mayıs eylemini yasaklayan bir kararı olduğunu hatırlatan avukat Dunlayıcı şöyle konuştu:

“Fatih Kaymakamlığı bir idari makamdır ve toplantı ve gösteri yürüyüşünü yasaklama yetkisi yoktur. İdari bir kararla anayasal haklar ortadan kaldırılamaz. Bu bir yetki gaspıdır. Kaldı ki bir gösterinin kanuna aykırı ilan edilmesi, eylemcilerin dağılmaları yönünde anons yapılması, barışçıl bir gösteriyi kanuna aykırı yapmaz.”

Avukatlar 1 Mayıs’ın yasak olup olmadığına dair bilirkişi raporu alınmasını, ayrıca İstanbul Valiliği ve Beyoğlu Kaymakamlığı’na da bir yasak olup olmadığının sorulmasını istedi. Hakim bu talepleri reddetti.

Eylemin yasaklanmasını tartışmaya açan avukatlar, 1 Mayıs eyleminin suç kabul edilmesi durumunda “varsa azmettiricilerle de ilgili işlem yapmak gerekiyor” diyerek, CHP gibi 1 Mayıs’ta sokağa çıkma çağrısı yapan örgütlerin de azmettirici olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Zarar gören kamu mallarının duruşmaya getirilmesi talebi reddedildi

Avukatlar, sanıklar hakkındaki “mukavemet”, “kamu malına zarar” ve “yaralama” iddialarına da değindi ve bu iddiaların hiçbirinin savcılık tarafından somutlaştırılmadığını vurguladı.

Parti flamalarının plastik sopalarıyla kamu malına zarar verdikleri iddiasının iddianamede anlatılmadığını söyleyen avukatlar, zarar gördüğü iddia edilen kamu mallarının duruşmaya getirilerek gözlem yapılması ve söz konusu eşyalar hakkında bilirkişi raporu alınmasını talep etti. Hakim bu talebi reddetti.

Avukatlar “mukavemet” suçunun unsurlarının oluşmadığını, yaralama iddialarının da iddianamede açıklanmadığını ve müşteki polislerin ifadeleri ve darp raporlarının birbirine uyumlu olmadığını belirtti.

Tüm sanıklara tahliye

Mahkeme, tüm sanıkların tahliyesine karar verdi. Beş tutuklu sanık hakkında yurtdışı yasağı dışındaki tüm adli kontroller kaldırıldı.

Hakim, iddianamedeki fotoğrafların çözümünün yapılması için teşhise elverişli fotoğrafların polisten istenmesine ve bu görüntülerin inceleme için Ulusal Kriminal Büro’ya gönderilmesine karar verdi.

Ayrıca zarar gördüğü iddia edilen kamu mallarıyla ilgili hasar tespit tutanağının mahkemeye sunulması için de Emniyet’e yazı yazıldı. 

Ne olmuştu?

İstanbul’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamaları için Saraçhane'den Taksim'e yapılacak yürüyüşün engellenmesinin ardından çeşitli tarihlerde yapılan ev baskınlarında 300’e yakın kişi gözaltına alındı.

Hakkında tutuklama kararı verilen 82 kişiden 41’i, avukatların itirazları, savcının tahliye talebi, tensip incelemeleri ve tutukluluk inceleme duruşmalarında tahliye edildi.

Soruşturma kapsamında dört ayrı dava açıldı.

 Bugünkü tahliyelerin ardından 1 Mayıs eylemi nedeniyle tutuklu olan 4 kişi kaldı. İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki dosyanın ilk duruşması ise 4 Eylül 2024’te gerçekleşecek..

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.