Haberler

AİHM Büyük Dairesi’nde Kavala duruşması yarın; MLSA üçüncü taraf olarak görüş sundu

AİHM Büyük Dairesi’nde Kavala duruşması yarın; MLSA üçüncü taraf olarak görüş sundu

 

 

  • AİHM Büyük Dairesi’nde Osman Kavala’nın ikinci başvurusuna ilişkin duruşma yarın görülecek.
  • MLSA, üçüncü taraf görüşünde Kavala dosyasının bireysel ihlalin ötesine geçtiğini ve AİHM kararlarının Türkiye’de sistematik biçimde etkisizleştirildiğini vurguladı.
  • MLSA Eş Direktörü Veysel Ok davanın önemine dikkat çekerek, “Osman Kavala başvurusu, Türkiye’de ifade özgürlüğü ve kişi özgürlüğü açısından en kritik dosyalardan biri" dedi.
     

MLSA- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi’nde Osman Kavala başvurusu yarın görülecek. Davaya üçüncü taraf olarak katılımı kabul edilen Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin (MLSA), Büyük Daire’ye sunduğu üçüncü taraf görüşünde, Kavala dosyasının “AİHM kararlarının bilinçli ve sistematik biçimde etkisizleştirilmesinin en belirgin örneklerinden biri” olduğu ifade edildi.

MLSA’nın Mahkeme’ye sunduğu görüş taraflara iletildi. Yarın yapılacak duruşmada tarafların ve üçüncü tarafların bu görüşler çerçevesinde beyanda bulunması bekleniyor.

MLSA Eş Direktörü Veysel Ok, davaya katılımın önemine dikkat çekerek, “Osman Kavala başvurusu, Türkiye’de ifade özgürlüğü ve kişi özgürlüğü açısından en kritik dosyalardan biri. Bu nedenle üçüncü taraf olarak sunduğumuz görüşün Mahkeme değerlendirmesinde dikkate alınmasını önemli buluyoruz” dedi.

MLSA, üçüncü taraf görüşünde Kavala dosyasının yalnızca bireysel bir ihlal olmadığını, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sistemini ilgilendiren yapısal bir soruna işaret ettiğini vurguladı. Görüşte, AİHM’in 10 Aralık 2019 tarihli ihlal kararının yalnızca tahliye yükümlülüğü doğurmadığı, aynı olgulara dayalı tüm yargı süreçlerini de hukuken tartışmalı hale getirdiği belirtildi. Buna rağmen Kavala hakkında benzer olgulara dayanan yargılamaların farklı suçlamalarla sürdürüldüğü ifade edildi.

MLSA, Türkiye’de AİHM kararlarının “biçimsel olarak tanınıp fiilen uygulanmadığını” belirtti. Yerel mahkemelerin AİHM kararlarını ya hiç dikkate almadığı ya da etkisiz kıldığı kaydedildi. Dernek, Kavala’nın tutukluluğunun ve mahkûmiyetinin sürdürülmesinin, önceki AİHM kararlarının etkisiz bırakılması sonucunu doğurduğunu ifade etti. Bu durumun yalnızca bu dosyaya özgü olmadığı, politik davalarda daha geniş bir uygulamanın parçası olduğu vurgulandı.

MLSA ayrıca, aynı olgulara dayalı yargılamaların sürdürülmesinin AİHM içtihadına göre yeni ihlaller oluşturduğunu hatırlattı. Görüşte, Kavala’nın özgürlüğünden yoksun bırakılmasının keyfilik ve gizli amaç tartışmalarını da gündemde tuttuğu ifade edildi.

Dosya neden Büyük Daire’de?

Osman Kavala, Gezi Protestolarını organize ederek hükümeti devirmeye teşebbüs ettiği iddiasıyla 2017 yılından bu yana, AİHM’in 2019 tarihli ihlal kararına rağmen cezaevinde bulunuyor. AİHM, Kavala’nın ilk başvurusunda, tutukluluğun kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile ifade ve örgütlenme özgürlüğünü ihlal ettiğine, ayrıca tutuklamanın siyasi saiklerle yapıldığına hükmetmişti.

Türkiye’nin bu kararı uygulamaması üzerine dosya Bakanlar Komitesi gündemine taşınmış, ardından ihlal prosedürü işletilerek yeniden Büyük Daire önüne gelmişti. Büyük Daire, Türkiye’nin AİHM kararlarını uygulama yükümlülüğünü ihlal ettiğine karar vermişti. Buna rağmen Kavala tahliye edilmemiş, Yargıtay 3. Ceza Dairesi Eylül 2023’te verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamıştı.

Bu kararın kesinleşmesinin ardından Kavala, adil yargılanma hakkı ile ifade ve örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle yeniden AİHM’e başvurmuştu. Mahkeme, 2024 yılında başvuruyu Türkiye’ye iletti.

AİHM’in yedi üyeden oluşan İkinci Dairesi ise, başvurunun Sözleşmenin uygulanması açısından “önemli bir sorun” içerdiği gerekçesiyle dosyadan el çekerek, davayı kesin karar verilmek üzere 17 yargıçtan oluşan Büyük Daire’ye göndermişti.

Hukukçular, Büyük Daire’nin bu başvuruda da ihlal kararı vermesi halinde, Türkiye’nin Kavala’nın artık “mahkûm statüsünde olduğu” ve önceki ihlal kararlarının gereğinin yerine getirildiği yönündeki savunmasının geçerliliğini yitireceğine dikkat çekiyor.

 

 
 
 

 

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.