Haberler

MLSA, Nurcan Kaya kararını istinafa taşıdı: İmha edilmiş kayıtlar ve 100 liralık bağış cezanın dayanağı yapıldı

MLSA, Nurcan Kaya kararını istinafa taşıdı: İmha edilmiş kayıtlar ve 100 liralık bağış cezanın dayanağı yapıldı

 

  • MLSA Hukuk Birimi, insan hakları savunucusu Nurcan Kaya hakkında verilen 6 yıl 3 aylık hapis cezasına karşı istinaf başvurusu yaptı.

  • Başvuruda, mahkûmiyet kararının imha edilmiş telefon kayıtları ve suç unsuru taşımayan mesleki faaliyetlere dayandırıldığı belirtildi.

  • MLSA Hukuk Birimi ayrıca Kaya hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının kaldırılması için adli kontrol kararına itiraz etti.

İnsan hakları savunucusu Nurcan Kaya hakkında verilen 6 yıl 3 aylık hapis cezası, savunmasını üstlenen Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Hukuk Birimi tarafından istinafa taşındı. Başvuruda, mahkûmiyet kararının 12 yıl önceki ve daha sonra imha edilen telefon kayıtlarına, suç unsuru taşımadığı belirtilen mesleki faaliyetlere ve yasal bir derneğe yapılan 100 liralık bağışa dayandırıldığı belirtilerek, kararın kaldırılması ve beraat kararı verilmesi istendi. MLSA Hukuk Birimi ayrıca Kaya hakkındaki yurt dışına çıkış yasağına da itiraz etti.

İnsan hakları savunucusu ve avukat Nurcan Kaya hakkında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “silahlı terör örgütüne üye olma” suçlamasıyla verilen 6 yıl 3 aylık hapis cezasına karşı istinaf başvurusu yapıldı.

Kaya’nın avukatları MLSA Eş Direktörü Veysel Ok ve MLSA Hukuk Birimi’nden Emine Özhasar tarafından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne sunulmak üzere İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne verilen dilekçede, mahkûmiyet kararının kaldırılması ve Kaya hakkında beraat kararı verilmesi talep edildi.

Başvuruda, bu talebin kabul edilmemesi hâlinde hükmün hukuka aykırı ve imha edilmiş delillere dayanması, eksik inceleme ve gerekçesizlik nedenleriyle bozulması ve dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesi istendi.

MLSA ayrıca Kaya hakkında uygulanan yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını talep etti.

‘Telefon kayıtları imha edildi’

İstinaf başvurusunda, mahkûmiyet kararının 2012-2013 yıllarına ait telefon dinlemelerine, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporuna ve açık kaynak incelemesine dayandırıldığı belirtildi.

Savunma, telefon kayıtlarının 2014 yılında imha edildiğini açıklayarak, orijinali bulunmayan ve doğruluğu denetlenemeyen kayıtların mahkûmiyete esas alınamayacağını ifade etti. 

Başvuruda ayrıca dinlemenin dayandığı yönetmeliğin Danıştay tarafından iptal edildiği de hatırlatıldı. Telefon dinlemelerinin hukuka aykırı olduğu da belirtildi. Kaya’nın avukat olduğu hatırlatılan dilekçede, dinlemeler arasında avukatlık faaliyeti kapsamındaki görüşmelerin de yer aldığı vurgulandı.

‘Görüşmelerin tamamı mesleki faaliyetlerle ilgili’

Dilekçede, mahkûmiyet kararının dayanaklarından biri olan 15 telefon görüşmesinin tamamının mesleki, akademik ve sivil toplum faaliyetleri kapsamında gerçekleştiği aktarıldı. 

Başvuruda Kaya’nın, uluslararası hukuk profesörü Turgut Tarhanlı ile akademik konuları, eski milletvekili Garo Paylan ile azınlık hakları projelerini, iş insanı Osman Kavala ile anadil ve eğitim alanında toplantılar ve görüşmeler yaptığı anlatıldı. Savunma, görüşmelerin hiçbirinde örgütsel faaliyet ya da suç unsuru bulunmadığını belirtti.

‘Mesleki faaliyetler suç sayıldı’

Dilekçede Kaya’nın Diyarbakır Barosu’na kayıtlı avukat, insan hakları savunucusu, araştırmacı ve yazar olduğu vurgulandı. Kaya’nın azınlık hakları, eğitim hakkı, dil hakları ve ayrımcılıkla mücadele alanlarında çalıştığı belirtildi.

Savunma, dava konusu edilen görüşmelerin akademik çalışma, hukuk danışmanlığı ve sivil toplum faaliyetleri kapsamında olduğunu belirtti. Başvuruda, Kaya’nın akademisyenler, avukatlar ve sivil toplum temsilcileriyle yaptığı görüşmelerin suç unsuru taşımadığı ifade edildi.

‘100 liralık bağış suç delili olamaz’

Başvuruda, Kaya’nın Rojava (Batı) Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ne 2 Ocak 2015’te yaptığı 100 liralık bağışın örgüt üyeliğine delil sayılamayacağı belirtildi.

Savunma, yerel mahkemenin terörizmin finansmanı suçundan ceza vermemesine rağmen aynı bağışı örgüt üyeliğinin delili olarak kabul etmesinin çelişkili olduğunu ifade etti.

Dilekçede, bağışın IŞİD saldırıları sırasında mültecilere insani yardım çalışmaları yürüten ve o tarihte yasal olarak faaliyet gösteren bir derneğe yapıldığı belirtildi. Savunma ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin Özlem Dalkıran kararında aynı derneğe yapılan bağışın tutuklama için dahi yeterli görülmediğini hatırlattı.

‘HDK ile bağ kuran somut delil yok’

İstinaf dilekçesinde, Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) terör örgütü olduğuna dair kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı belirtildi.

Savunma, Kaya’nın HDK ile bağlantısının ortaya konulamadığını savundu. Dilekçede, Kaya’nın hangi HDK toplantısına katıldığı, hangi kurulda görev aldığı, hangi mesajlaşma veya e-posta grubunda yer aldığına ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı ifade edildi.

Başvuruda ayrıca HDK’ye yönelik soruşturmalarda ele geçirilen dijital materyallerde Kaya’nın adına rastlanmadığı belirtilerek, iddianamenin başka dosyalardaki HDK değerlendirmelerinin tekrarından ibaret olduğu belirtildi. 

Savunma, HDK’nin faaliyetlerini sürdürdüğünü, eş sözcülerinden birinin halen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletvekili ve grup başkanvekili olarak görev yaptığını da dilekçede hatırlattı.

Yurt dışına çıkış yasağına itiraz

Kaya’nın avukatları, yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılması için de İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmek üzere İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz dilekçesi sundu.

Dilekçede, Kaya hakkında süreç içinde önce konutu terk etmeme, ardından haftada bir gün imza verme ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulandığı; imza yükümlülüğü kaldırılmasına rağmen yurt dışına çıkış yasağının sürdüğü belirtildi. 

Savunma, Kaya’nın insan hakları alanında çalışan bir avukat, gazeteci ve insan hakları savunucusu olduğunu vurguladı. Yurt dışına çıkış yasağının Kaya’nın mesleki ve sivil toplum faaliyetlerini engellediği ifade edildi.

Dilekçede, Kaya’nın Brüksel’de Avrupa Demokrasi Vakfı tarafından düzenlenen bir panele, Londra merkezli Demokratik İlerleme Enstitüsü’nün etkinliğine ve Berlin’de Diyarbakır Barosu adına katılması planlanan toplantılara davet edildiği ancak yurt dışına çıkış yasağı nedeniyle bu etkinliklere katılamadığı belirtildi.

Savunma ayrıca, aynı HDK soruşturması kapsamında yargılanan ve aynı cezayı alan Pınar Aydınlar hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kaldırıldığını hatırlatarak bu kararın Kaya yönünden de emsal kabul edilmesi gerektiğini savundu.

Ne olmuştu?

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 30 Nisan’da görülen karar duruşmasında Nurcan Kaya hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçlamasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Mahkeme, “terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet” suçlaması yönünden ise ayrıca ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi.

Image

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanlarında faaliyet yürüten bir sivil toplum kuruluşudur. Derneğimiz başta gazeteciler olmak üzere mesleki faaliyetleri sebebiyle yargılanan kişilere hukuki destek vermektedir.

纸飞机下载纸飞机官网 纸飞机官网下载纸飞机下载safew官网 safew下载safew官网下载safew官网safew下载safew下载safew下载quickq官网quickq官网quickq下载纸飞机官网纸飞机下载